Mutsuzlar ülkesi

Türkiye mutluluk sıralamasında 94'üncü: borç, gıda enflasyonu ve adalet krizi mutsuzluğun gerçek sebebi midir, yoksa sorunu daha derin köklerinde arammalı mıyız?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türkiye'nin mutluluk endeksinde gerileme göstermesinin ekonomik-sosyal sorunlar ve siyasal polarizasyondan kaynaklandığını iddia ediyor. Borç yükü, gıda enflasyonu ve adalet sistemindeki çöküş öne sürülen kanıtlar olup, yazının tezi umudu yeniden canlandırmanın ancak adalet, barış ve ekonomik düzelişle mümkün olduğu yönündedir. Ancak mutsuzluğun kişisel algı ve beklenti farkından kaynaklanabileceği göz önüne alındığında, çözümler bu kadar yapısal olabilir mi?

Mutluluk konusunu önemseyenler tarafından her yıl ilgiyle karşılanan "mutluluk sıralaması", bizi mutsuzlar ülkesi olduğumuz gerçeği ile yüz yüze getirdi. İnsanların yaşadıkları ülkelerde kendilerini ne denli mutlu hissettiklerinin araştırıldığı anket, ülkemizin olumsuz durumunu ortaya koydu. Böylece, ülke ve halk olarak mutsuzluğumuz bir kez daha tescillendi!

Türkiye, listeyi oluşturan 147 ülke arasında 94. sırada yer aldı. Gallup Dünya Mutluluk Endeksi'ne göre, en başta Finlandiya olmak üzere Kuzey Avrupa ülkeleri yine listenin başına yerleştiler. Ankette, yıllardır savaşan ülkeler bile bizden daha iyi sıralarda yer aldılar. Doğrusu Ankara'da günlerdir hak arayan madencileri gördükçe mutsuzluğumuzu daha iyi anlıyoruz.

MUTLULUĞUN RESMİ

Mutluluktan her söz açıldığında, usumuza öncelikle büyük şairimiz Nâzım Hikmet'in o çok bilinen şiirinin dizeleri gelir. Hani Nâzım usta, "Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin" diyerek sorar ya, kendisi gibi yine bir büyük sanatçımız olan ressam Abidin Dino'ya.

Sonra da "işin kolayına kaçmadan ama" diyerek sürdürür o güzelim şiirini...

Biz de mutlu ülkeler sıralamasında alt sıralarda kalan ülkemizin sıradan insanlarının mutluluk anlayışını yorumlamaya çalışacağız bu analizimizde. Hem de büyük ustanın dediği gibi "işin kolayına kaçmadan ama". Konuya böyle bakınca elbette ekonomik-sosyal meseleler ve hak-hukuk-adalet sorunları öne çıkıyor.

MUTSUZLUĞUN ANALİZİ

Ülkemiz insanının en genel beklentileriyle mutluluk kavramına yaklaşırsak öncelikle sağlık, huzur ve güvenin başta geldiğini düşünüyoruz. Gelecek ve yarın kaygısı olmadan, hem güvenliğinin ve hem de güvencesinin sağlanması en başta gelen talebidir insanımızın. Kısacası barınma, iş ve aş derdidir; hayatını insanca sürdürebileceği en basit ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bir başka haklı talep de adalet, özgürlük ve demokrasidir.

Bu taleplerin karşılanmasındaki zorluklar ve gerilemeler, insanımızı mutsuz kılar. Ülkemizi mutlu ülkeler sıralamasında daha alt sıralara çeker. Burada temel sorumluluk, ülkede gündemi sürekli geren, insanları ayrıştırıp kutuplaştıran, huzursuzluğu artıran siyasal anlayışlarda aranmalıdır.

BOR KAMISI!

Günlük yaşamda bir halk deyimi vardır, "Borç yiğidin kamçısıdır" denir. Ama doğrusu pratikte hiç de öyle olmuyor. "Borç kamçısı" altında kalan yurttaşın adeta hayatı kararıyor! CHP'nin çalışkan milletvekili Ömer Fethi Gürer'in verdiği borç yükü rakamları, durumun ağırlığını ve yurttaşın içinde bulunduğu kara tabloyu ortaya koyuyor.

Gürer'e göre 6.3 trilyonluk borç yurttaşın omuzlarında. Sadece tüketici kredisi ve kredi kartı borcu 6 trilyona dayanmış durumda. Bunun 272 milyar lirası icra takibinde. Ekonomik ve sosyal yaşamdaki bu kara tablo, yurttaşın içinde bulunduğu zorlukları çarpıcı biçimde yansıtıyor. Bu borçlar altında gelin de mutlu olun bakalım!

GIDA ENFLASYONU

İnsanımızı mutsuz kılan bir başka gösterge, enflasyon ve özellikle de gıda enflasyonudur. Toplum alışmaları Enstitüsü'nün son raporu, gıda enflasyonunun dar gelirliyi sert vurduğunu ortaya koyuyor. TÜİK'in tartışmalı enflasyon verilerine karşın, konuyla ilgili diğer kuruluşların verileri daha yüksek orandadır. Trading Ecomics verileri dikkate alınarak oluşturulan uluslararası gıda enflasyonu sıralamasına göre ise Türkiye gıda enflasyonunda dünya üçüncüsüdür.