İzmir'in simgelerinden olan Kemeraltı, biz İzmirliler için çok anlamlıdır, değerlidir. Hemen her İzmirlinin ve Egelinin geçmişinde olduğu gibi, bizim de geçmişimizde Kemeraltı'dan önemli anılar-izler vardır.
Özellikle bayramlarda, eski İzmirliler, Egeliler, Kemeraltı'nı anmadan, anımsamadan edemezler. ünkü geçmişin nice anıları, güzellikleri, öyküleri ve yaşanmışlıkları ile yüklüdür o tarihi sokaklar...
İZMİR'İN TARİHİ ARŞISIOldukça eski ve köklü bir geçmişe sahip olan Kemeraltı, kent tarihinin tüm izlerini günümüze ulaştırır. Hisarönü'yle; Kızlarağası, Mirkelemoğlu, Karaosmanoğlu gibi hanlarıyla; çevresinde yer alan Başdurak, Kestane Pazarı, Hatuniye, orakkapı, Kurşunlu, Şadırvan, İkiçeşmelik, Salepçioğlu camileriyle Kemeraltı başlı başına bir tarihtir.
Değerli dostumuz şair Hidayet Karakuş ne de güzel betimler dizelerinde Kemeraltı'nı: "uzun bir alacakaranlık/ ve uzun bir sudur Kemeraltı/ yıkıntısından/ yeni rüzgârlar doğacaktır."
Günümüzün kuşakları Kemeraltı'nda yeni rüzgârlar estirebildiler mi Doğrusu bu tartışmaya açık bir konudur.
KENT VE İNSAN ŞENLİĞİAslında günümüzde geçmişini aratsa da yine de bir başkadır Kemeraltı... Hemen her gün görece kalabalıktır bu çarşı. Birbirini tanıyan esnafıyla, günün her saati yükselen insan sesleriyle, ilginç bir alemdir Kemeraltı. İzmir'in, Ege'nin bütün renklerini yansıtır. Bir anlamda kent ve insan şenliğidir.
Elbette geçmişte bu canlılık ve kalabalık daha yoğundu. Bizim ilk gençlik dönemlerimizde, kentin ticari, sosyal ve kültürel merkeziydi. Hemen tüm İzmirliler, ihtiyaçlarını öncelikle Kemeraltı'ndan karşılardı. Yalnızca İzmirliler değil, Ege'nin dört bir yanından insanlar Kemeraltı'na gelirdi. Kimi yeni kuracakları yuvaların gereksinimlerini; kimileri de sünnet olacak oğulların ve gelin olacak kızların düğün gereksinimlerini karşılardı.
'KEMERALTI HİKÂYELERİ'Kemeraltı artık pek çok İzmirli için adeta bir nostalji oldu. İzmir'in nüfusu ile birlikte çarşıları da çoğaldı. Şimdilerde kentin aktivite merkezleri farklılaştı. Örneğin ticari anlamda Karşıyaka arşısı, sosyal ve kültürel bakımdan Alsancak arşısı öne çıktı. Kentin ağırlıklı nüfusu oralara akmaya başladı.
Her şeye karşın, İzmir Büyükşehir ve Konak Belediyeleri Kemeraltı'nı yaşatmaya çalışıyorlar. Bu bağlamda her yıl "Kemeraltı Şenliği" düzenleniyor. Ayrıca geçtiğimiz günlerde İzmirli bir grup yazarın, Murat Şahin'in editörlüğünde yayımladıkları "Kemeraltı Hikâyeleri" kitabı, doğrusu bizi oldukça sevindirdi.
ESKİ BAYRAMLARGeçmişte bayramlarda Kemeraltı'nın cazibesi ve yükü daha da artardı. Günler öncesinden başlayan kalabalıkta, Kemeraltı'nda yürümek bile sorun haline gelirdi. Bayramların öncesinde, Kemeraltı girişinde büyük bir tebrik kartı pazarı oluşurdu. Bayram kartı tezgâhları yan yana dizilirdi. Bizim de üniversite öğrenciliğimiz döneminde, okul harcamalarımızı çıkarmak üzere arkadaşlarımızla burada tezgâh açmışlığımız, kart ve kaset satmışlığımız vardır. Bu bayram günleri, bizi yine geçmişin anılarına ve güzelliklerine sürükledi.
O yıllarda, İzmir'de ağırlıklı olan sol gruplar akşam saatlerinde Kemeraltı girişinde dergi ve gazete satarlardı. Onların sloganları, işportacıların seslerine karışır; ortaya çok renkli ve sesli bir görüntü çıkardı. Yüksek sesle müzik çalan plak ve kaset satıcılarından, dönemin popüler şarkılarını öğrenirdiniz. Hele bayram ve tatil günlerinde bu renklilik daha da yoğunlaşırdı. Geçmişten süzülüp gelen anılarla bütün okurlarımızın bayramını içtenlikle kutluyoruz.
***
İzmir'in vakıf üniversiteleriGünümüzde İzmir'in özellikleri vurgulanırken "üniversiteler kenti" olma özelliği de öne çıkar. Bizim de mezunları arasında olduğumuz Ege ile 9 Eylül gibi köklü kamu üniversitelerinin yanı sıra, başarılı vakıf üniversiteleri de vardır bu kadim kentin.
İşte bu vakıf üniversitelerinden İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) ile Yaşar Üniversitesi (YÜ), içinde bulunduğumuz dönemde çeyrek asırlık bir geçmişi geride bırakıyorlar. Biz de bu tarihi dönemeçte; başta her iki üniversitenin kurucuları, mütevelli heyetleri, rektörleri, akademik ve idari kadroları olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.
İEÜ VE TOPLUMSAL FAYDAToplumsal fayda üretmeyi varlık nedeni olarak gören İEÜ'nin bu yaklaşımını, doğrusu çok önemsiyoruz. Bu üniversite, İzmir Ticaret Odası'nın ve Vakfı'nın öncülüğünde kuruldu. İşte bu nedenle, harcında İzmir ticaret çevrelerinin büyük emeği var. Üniversitenin oluşum döneminde, biz de İzTO'nun aktif üyesiydik. Aynı zamanda o yıllarda, zaman süreci 20. yy'dan 21. yy'a evrilirken İzmir'in ticaret tarihini araştırıp hazırlıyorduk. Bu nedenle de o dönemin yakın tanığıyız.
2000'li yılların yerel ve oda yönetimlerinin bu üniversitede büyük emekleri var. Hele dönemin büyükşehir başkanı Ahmet Piriştina'nın mevcut binanın üniversiteye tahsisi konusundaki destekleri unutulmaz. Şimdilerde artık bu binaya sığamayan İEÜ, Güzelbahçe'de hazırlanan yeni yerleşkeye geçmeye hazırlanıyor.
'BİLİM, BİRLİK, BAŞARI' VE YÜYÜ, başta rahmetli Selçuk Yaşar olmak üzere Yaşar ailesinin İzmir'e bir armağanı olarak kuruldu. Temelinde ve gelişiminde, Cumhuriyet değerleri ile İzmir'in yerel ve Ege'nin bölgesel değerlerinin buluşması önemli rol oynadı.

20