Eşitsizliğin dayanılmaz ağırlığı!

İki hafta önceki "Ekonomi-Politik"te enflasyonun ve hayat pahalılığının günlük hayatımızla etkileşimlerini irdelemiştik. Sizinle birlikte çarşıyıpazarı dolaşmış ve piyasadaki "en büyük banknotun dayanılmaz hafifliği"ne dikkat çekmiştik.

Bu hafta da dar gelirli geniş toplumsal kesimlerin en temel sorunu olan gelir adaletsizliğine değinmek istiyoruz. İçinde bulunduğumuz yakıcı ekonomik-sosyal durumu da "eşitsizliğin dayanılmaz ağırlığı" olarak tanımlıyoruz.

GELİR ADALETSİZLİĞİ

Ekonomide büyüme ve milli gelir artışı oranları ile avunulmaya çalışılırken temel mesele bu artışın kimlerin yararına olduğudur. Bu da ekonomik verilere sınıfsal bakışı zorunlu kılıyor. Geçtiğimiz 2025 yılı ülkemizde emeğin payının gerilediği bir yıl oldu. Emeğin pastadaki payı 10 puan düşerken sermayenin payı 13 puan arttı. İktisatçılar gelir adaletsizliğinde zirve yaptığımızın altını çiziyorlar.

Ülkemizde orta sınıfın çöktüğüne dikkat çeken CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Fethi Açıkel, orta sınıftan 5 milyon kişinin alt sınıfa düştüğünü vurguluyor. Onun hesaplamalarına göre; Türkiye'nin yüzde 1'i toplam servetin yüzde 35'ine sahip. En zengin yüzde 10, servetin yüzde 68'ini elinde tutuyor. 44 milyon yurttaş ise sadece yüzde 2.7 pay alıyor. Türkiye gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında en eşitsiz 20 ülke arasında yer alıyor.

VERGİ ADALETSİZLİĞİ

alışan geniş kitleler için bir başka önemli adaletsizlik vergi adaletsizliği. DİSK-AR'ın raporuna göre; enflasyon ve vergi yükü nedeniyle işçi ücretlerinde yılın ilk iki ayında en az 268.7 milyar liralık kayıp oluştu. Yalnızca gelir ve damga vergilerinin ücretler üzerindeki yükü 155.3 milyar lira olarak hesaplandı.

Raporda mevcut vergi politikalarının emekçi kesimde önemli gelir kaybına yol açtığı ifade ediliyor. Bu kaybın aynı zamanda emek kesiminden sermaye kesimine bir gelir transferi anlamına geldiği de açıklanıyor. Bir başka önemli husus, toplanan verginin hangi kesimler için kullanıldığıdır. Bizce önümüzdeki süreçte, olası bir sistem ve düzen değişiminin en etkin müdahale edeceği alanlardan birisi vergi adaletsizliği olmalıdır.

YOLSUZLUK SIRALAMASI

Türkiye yolsuzluk endeksinde 182 ülke arasında 124. sırada bulunuyor. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün yayımladığı 2025 Yılı Yolsuzluk Algı Endeksi'ne göre, Türkiye 31 puan alarak ülke sıralamasında 17 basamak geriledi. Uluslararası Şeffaflık Örgütü raporunda; 50 ülkenin 2012'den bu yana endekste kayda değer biçimde gerilediğine işaret edilerek Türkiye en sert düşüşlerin yaşandığı ülkeler arasında yer aldı.

Bilindiği gibi bugünkü iktidar "3 Y ile mücadele" diyerek işbaşına gelmişti. Yolsuzlukla mücadele bu "3 Y" arasında yer alıyordu. Uluslararası endeksin de ortaya koyduğu gibi, diğer Y'ler kadar yolsuzluk konusu da ülkemizde önemini koruyor.