Yazar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın göstermelik kutlanmasını eleştirerek, tarihsel anlamından koparıldığını savunuyor. TÜİK ve TEPAV verilerine göre Türkiye'de çocukların yüzde 36,8'i yoksulluk riski altında ve 7 milyondan fazla çocuk yoksulluk içinde yaşıyor. Bayramlar geleneksel ritüellerle tamamlanırken, çocuk yoksulluğunun strukturel boyutu görmezden gelinir mi?
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş sürecinde önemli bir yeri olan meclisin açılış günü 23 Nisan 2020 tarihi, sonraki yıllarda bayram olarak kutlandı. Bayram, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edildi. Bu anlamlı günün çocuklara armağan edilmesini ve içinde bulunduğumuz haftanın çocuklara yönelik kutlanmasını çok önemsiyoruz.
Ancak diğer yandan, günümüzde giderek bu günün ve bayramın, tarihsel özünden, anlamından koparılarak, göstermelik biçimde kutlanır olması; doğrusu yüreğimizi acıtıyor. Üstelik çocuklarımızın yaşadığı sorunlar ve özellikle de günümüzün önemli sorunlarından olan 'çocuk yoksulluğu' üzerinde de yeterince durulmuyor.
23 Nisan'ı kutladıkOysa böylesi anlamlı günlerde - bayramlarda; Cumhuriyeti, ulusal egemenliği ve demokrasiyi, en çok hatırlamamız, hatırlatmamız ve özellikle de gençlere, çocuklara yansıtmamız gerektiğini düşünüyoruz. Kısacası, bu kavramların anlamını, önemini yeni kuşaklara aktarmalıyız.
Bu yılki 23 Nisan kutlamaları, eğitimde yaşanan son acı olayların etkisi altında kaldı. Her şeye karşın; başta çocuklarımız olmak üzere, herkesin '23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ocuk Bayramı'nı yürekten kutladık, kutluyoruz. Böylesi anlamlı günlerde çocuklarımızın kutlamalarını izlerken, ister istemez usumuzda kendi çocukluk yıllarımız canlanıyor...
ocuklar hep gülmeli
Bizi çocukluğumuza, ilköğretim ve ortaokul yıllarımıza, o dönemlerin hiç unutamadığımız
anılarına doğru adeta bir 'zaman yolculuğu'na çıkaran esin kaynağı; bu 23 Nisan'da da yine
rahmetli etin Altan'ın o ünlü 23 Nisan yazısını anımsamak oldu.
etin Altan, 1968'in 23 Nisan'ında, Akşam gazetesinde; "Egemen bir ülkede özgür ve mutlusunuz"
başlıklı bir yazı kaleme almıştı. ocuklara yönelik olarak hazırlanan bu ironik yazı; 'Egemen
bir ülkede özgür ve mutlusunuz' diyerek başlar, ardından 'o kadar özgür ve mutlusunuz ki...'
diyerek devam eder ve ülkemiz çocuklarının o dönemde yaşadıkları gerçeklikleri sıralardı. O dönemlerde çok ünlenen ve bilinen bu yazı, sonraları etin Altan tarafından plağa da okunmuştu. Biz de pikabımızda defalarca dönen bu 45'lik plağı, yıllarca arşivimizde saklamıştık...
ocuklar da zordaGünümüzde çocuk yoksulluğu aslında küresel bir sorun. Düşük, orta ve yüksek gelirli ülkelerde farklı derecelerde ve sonuçlarda görülüyor. UNICEF verilerine göre; dünya genelinde yaklaşık 900 milyon çocuk yoksulluk yaşıyor; yani yiyecek, su, barınma, eğitim ve sağlık hizmetleri gibi temel ihtiyaçlardan yoksun. Yaklaşık 412 milyon çocuk aşırı yoksulluk içinde yaşıyor ve günde 3 dolardan az bir gelirle geçiniyor. TÜİK'in 2025 verilerine göre; ülkemizde çocukların yüzde 36.8'i yoksulluk ve dışlanma riski altında bulunuyor.
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) bünyesinde yapılan iki farklı araştırma ise, Türkiye'de çocuk yoksulluğunun ürkütücü boyutlara ulaştığını ortaya koydu. Bu araştırmalarla, Türkiye'de 0-17 yaş grubundaki 7,03 milyon çocuğun yoksulluk içinde yaşadığını, bunların 2 milyonunun ise 'derin yoksulluk' içinde olduğu belirlendi. Biz bir 23 Nisan'ı daha geride bırakırken; çocuklarımızın önemli bölümümünün yaşadığı zorlu koşullara ve özellikle de çocuk yoksulluğuna bir kez daha dikkat çekiyoruz. ocuklarımızı ve onların yaşadığı zorlukları hiçbir zaman unutmayalım.
***
Manisa ve MesirManisa denilince akla ilk gelen konulardan biridir Mesir. Aynı zamanda Manisa'ya özgü 486 yıllık bir gelenektir. Mesirin çok köklü bir geçmişi ve tarihçesi vardır. Her yıl nisan ayı geldiğinde, baharla birlikte Mesir heyecanı sarar Manisalıları...
Bu yıl da öyle oluyor. Manisalılar neredeyse 500 yıllık bir geçmişe uzanan Mesir'e sahip çıkıyorlar. Yerel yönetimler, kamu kurumları, Mesir'i ve Manisa'yı Tanıtma Derneği işbirliği yaparak Mesir'i yaşatıyorlar. 21-26 Nisan tarihleri Manisa'da Mesir haftası olarak kutlanıyor.
MESİR FUARI VE KORTEJİHafta kapsamında, Manisa 32. Manisa Mesir Sanayi ve Ticaret Fuarı da açıldı. Fuar'ın açılışına katılan CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban ve Şehzadeler Belediye Başkanı Hakan Şimşek; herkesi Manisa'daki Mesir etkinliklerine davet ettiler.
Mesir kortejine de öncülük yapan başkanlar, şöyle konuştular: "Bu topraklarda yüzyıllardır şifanın, paylaşmanın ve dayanışmanın simgesi olan Mesir, bugün üretimin ve ortak emeğin gücüne dönüşüyor. Geleneğimizden aldığımız güçle birlikte üretecek, birlikte büyütecek; Manisamızı emeğin, üretimin ve dayanışmanın kenti olarak yarınlara taşıyacağız."
486 yıllık gelenekMesir, 41 çeşit farklı baharat ve bitkinin karışımından oluşuyor. Tarihi bilgilere göre Hafsa Sultan'ın şifa bulmasından beri şifalı olduğuna inanılıyor. Yüzyıllardır süren bu gelenek, günümüzde UNESCO'nun somut olmayan kültürel miras listesinde yer alıyor. Bu bağamda önemli bir kültürel değer olarak kabul ediliyor.
Manisa kökenli olduğumuz için bizim de özellikle çocukluğumuzda yaşadığımız pek çok anımız var. Ailemizle birlikte katıldığımız mesir macunu atımlarında, en çok kimin mesir kapacağı adeta bir yarışma halini alırdı. Bazıları şemsiyelerini getirip ters biçimde açardı. Mesir törenleri o yıllarda bir şenliğe, şölene dönüşürdü.

3