Geçtiğimiz günlerde ailecek ABD'deydik. İki hafta boyunca ABD'nin birçok kentini dolaştık. Dünya kapitalizminin bu başat ülkesinde ilginç gözlemlerde bulunduk. Ama gündemin yoğunluğu nedeniyle, izlenimlerimizi hemen paylaşma olanağımız olmadı.
Üstelik tam da biz oradayken CHP'ye yönelik "mutlak butlan" kararı gündeme geldi. İster istemez gözümüz kulağımız da ülkede yaşananlara döndü. O günlerde her ne kadar fiziki varlığımızla orada olsak da aklımız, fikrimiz ve kulağımız ülkemizdeydi.
250. YIL-DÜNYA KUPASIABD 4 Temmuz'da kuruluşunun 250. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Aynı zamanda bugünlerde orada Dünya Kupası maçları oynanıyor. Bizim bulunduğumuz dönemde, başta başkent Washington olmak üzere, ABD'nin önemli kentlerinde 250. yıl kutlamaları ile ilgili yoğun hazırlıklar vardı. Ama futbola uzak olan Amerikalıların Dünya Kupası ile çok da ilgilenmedikleri anlaşılıyordu.
Dışarıdan gördüğümüz Beyaz Saray'ın bahçesi ise tam bir şantiye alanı gibiydi. Hem 250. yıl kutlaması ve hem de Başkan Trump'ın 80. yaş kutlaması için hazırlıklar vardı. Oradaki alanın "kafes dövüşü" için hazırlandığını sonradan öğrendik.
GÖMENLER-EVSİZLERABD'nin kuruluşunda olduğu gibi günümüzde de temel hikâyesini göçmenler oluşturuyor. Geçmişte dünyanın dört bir köşesinden göçmen olarak buraya gelip yerleşenler, ABD vatandaşlığını elde edince yeni kuşak göçmenlere karşı çıkıyorlar. Otoriter siyasetin simge ismi Başkan Trump da bundan oldukça yararlanıyor; göçmen karşıtı politikaları tırmandırıyor.
Aslında Trump'ın ABD'de -hele ikinci kez- başkan seçilebilmesi gerçekten ilginç. Bu durumun çok yönlü irdelenmesi gerekiyor. ABD'nin bir başka temel ve güncel meselesi de birçok kentte karşılaştığımız "evsizler" konusu. Trafikte sürücüsüz giden araçlara ve konutlara servis yapan robotlara tanık olduğumuz ülkede, bu çelişki doğrusu çarpıcı bir sosyal gerçeklik.
'KRALLARA HAYIR'Ağırlıklı olarak başta sanatçılar olmak üzere birçok kesim, Trump'ın otoriter siyaset anlayışına karşı çıkıyor. Beyaz Saray'ın çevresinde bile sürekli protesto gösterileri yapılıyor. Son olarak Trump 80. yaşını "kafes dövüşü" ile kutlarken sanatçıların aktif desteği ve katılımı ile protesto konserleri düzenlendi. Bunların da ana teması "Krallara hayır" oldu.
Biz oradayken savaşla ilgili belirsizlik devam ediyordu. Ama halkın büyük çoğunluğu İran'la savaşa karşı çıkıyordu. Bu karşı çıkışta ekonomik nedenler, özellikle de petrol fiyatındaki artış belirleyiciydi. ünkü ülkedeki yaşam standardı ve alışkanlıkları nedeniyle benzin fiyatındaki artış çok önemliydi. Sonuçta İran savaşı, Trump'la ve sistemle ilgili önemli kırılmalar yarattı.
TRUMP GİDİCİ MİBizim dönüşümüz sonrası, ABD İran'la uzlaşıp mutabakat imzaladı. Bu duruma, halkın büyük çoğunluğunun sevinmiş olacağını düşünüyoruz. ünkü oradaki gözlemlerimize göre, ABD halkının önemli bölümü savaşa karşıydı. Bunu her fırsatta gösteriyorlardı. Trump da bu gerçeği görüp kabullenmek zorunda kaldı. Bizce savaşın bitişindeki temel neden, özellikle ABD kamuoyunun savaşa ve Trump'a olan tepkisiydi.

11