Türkiye, Cumhuriyet'in kurucu partisi olan CHP defterini fiilen kapatmış bulunuyor. Çünkü CHP'ye veda eden Özgür Özel ve arkadaşlarının kuracağı Yeni Parti, muhtemelen pazartesi günü fiilen kurulmuş olacak.
Belki de bu yeni dönem, Cumhuriyet tarihinin kırılma anlarından birisi olacak. Cumhuriyet Halk Partisi, kuruluş döneminin partisi olması hasebiyle özellikle 'tek parti' dönemi üzerinden, bazen hak ettiğinin üzerinde ciddi eleştirilere muhatap oldu. Neredeyse yüz yıla yakındır hatırı sayılır bir iktidar yüzü görememiş olsa da bugün bile hala o yıllar örnek gösterilerek en sert şekilde eleştiriliyor.
Kuşkusuz bu çok hakkaniyetli bir durum değil ama kabul edelim ki toplumsal hafızaya negatif olarak kaydedilen siyasal hareketlerin, partilerin görünümlerini değiştirmesi hiç kolay olmuyor.
Bu açıdan Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu ekseninde oluşan Yeni Parti'nin, CHP defterini kapatarak Türk siyasetinde yeni bir değişim rüzgarı estirme şansı oldukça yüksek.
Siyasi tarihimizde ana gövdeden ayrılarak başarılı olmuş çok fazla örnek yok, AK Parti hariç... Bilindiği gibi Milli Görüş gömleğini çıkararak Fazilet Partisi'nden ayrılan Abdullah Gül, Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç ve arkadaşları AK Parti'yi kurarak geleneksel Tük siyasetinin bir bakıma eksenini değiştirmişlerdi. Her ne kadar bugünkü AK Parti'nin, kuruluş dönemi ilkeleriyle uzaktan yakından bir benzerliği kalmamış olsa da 2002 yılında "Süreklilik içinde değişimi arayan, birliktelik içinde farklılıkları koruyan, toplumun dinamizmine güvenen, dünyadaki gelişmelere ve yeniliklere açık bir siyaset anlayışını hakim kılmayı amaçlayan AK Parti, demokrat, muhafazakar, yenilikçi ve çağdaş bir partidir" diyerek hukukun üstünlüğünü ve özgürlükleri önceleyen söylemlerle yola çıkmışlardı.
İşte şimdi Özgür Özel ve arkadaşları da böylesine tarihi bir yol ayrımında bulunuyorlar. Kaldı ki CHP yönetimine geldikten sonra, yıllardır iktidara hasret kalan patiyi 2024 yerel seçimlerinde neredeyse bütün şehirlerde iktidar yaparak birinci parti haline getirmişlerdi, veda ettikleri güne kadar da birinci parti konumundaydılar.
Görünen köy kılavuz istemez, eğer geleneksel CHP hafızasına geri dönmek gibi bir hataya düşmezlerse, Yeni Parti ile daha da yükselerek iktidar olmaları kaçınılmazdır.
Kuşkusuz 'Geleneksel CHP hafızası' tanımlamasıyla, bugünkü CHP tabanını yok sayan bir siyaset anlayışını önermiyorum. Önemli olan, bu tabanı esas alarak Türkiye'nin bütün renklerini kuşatan, kucaklayan makul bir merkez partisi olabilmektir.
Nitekim Özgür Özel son veda konuşmasında, "Elbette bizler sosyal demokratız, Altı Ok'a sonuna kadar bağlıyız. Ülkenin kurucularına, kuruluş kodlarına, ülkenin kuruluşundan beri benimsediğimiz partimizin ideallerine elbette sahibiz. Ancak bununla birlikte biz bir büyük çağrının da sahibiyiz" dedi.
Ve hemen arkasından son seçimde sosyal demokratları, muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, Kürt demokratları ve liberal demokratları kucaklayarak sandık başarısına ulaştıklarını hatırlatarak "Şimdi de tüm demokratları Türkiye İttifakı'nda kucaklamaya, birlikte iktidara yürümeye davet ediyorum" çağrısı yaptı.
Muhtemelen bu geniş açılımlı söylem, kuruluş bildirgesinde daha da zenginleşecek ve bütün Türkiye'yi kucaklayan bir yürüyüşün temelini oluşturacaktır.

13