Türkiye o kadar çok fırsatları kaçırıyor ki…

Mehmet Ocaktan
30.07.2025
8

Türkiye'nin özellik son on yıldır iyi yönetilmediğini, bu yüzden de ekonomiden hukuka, eğitimden dış politikaya kadar her alanda büyük fırsatlar kaçırdığını söylediğimizde anında "Bunun adı iktidar düşmanlığıdır" diyerek müthiş bir defans oluşturulduğunu biliyoruz.

Yönetim zaafıyla ilgili eleştirilerin hiçbir iktidar tarafından hoş karşılanmadığı bir gerçek. Ama bugün durum biraz farklı, zira bugünkü iktidar kendisine karşı yapılan itirazları sadece eleştiri bağlamı içinde değerlendirip, aynı tonda cevaplar vermekle kalmıyor. Eleştirenleri 'düşman kampı' parantezine alarak 'hain' olarak bile ilan edebiliyor.

Ama bu tavırların hiçbirisi, Türkiye'nin şu anda her alanda yaşamakta olduğu büyük kaybediş hikayesini izah etmeye yetmiyor.

Yıllarca bu ülkenin imkanlarıyla okuyan liyakatli ve prestijli doktorlarımız, Avrupa ülkelerine giderek yeni imkanlarla kendileri için daha güvenli bir hayat inşa etme yolunu seçiyorlar.

Anı şekilde bilişim uzmanları, yazılım mühendisleri ve farklı alanlardaki pırıltılı genç beyinler de gelecek hayalleri için Türkiye'yi değil, Avrupa'yı seçiyorlar.

Peki neden

Maalesef AK Parti iktidarı ilk on yılında hukukta, demokratik değerlerde ve rasyonel ekonomide attığı adımlardan vazgeçerek, bizzat kendi oluşturduğu o cazip Türkiye fotoğrafını kendi elleriyle yok ediyor.

Bu yüzden de sadece yetişmiş beyinlerimiz değil, Türkiye için hayati önem taşıyan yabancı yatırım fırsatları da her gün elimizden kayıp gidiyor.

Mesela geçtiğimiz hafta bu konuda KARAR'da yayımlanan çok önemli bir haber vardı. Türk otomotiv sektörünün duayen isimlerinden, Renault Türkiye'nin eski CEO'su Hakan Doğu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla otomotiv devi Stellantis'in 1.2 milyar dolarlık dev yatırımını Türkiye yerine Fas'a yapacağını duyurdu. Doğu'nun "Türkiye bir büyük otomotiv yatırımını daha Fas'a kaptırdı" sözleri, sektörde şok etkisi yarattı.

Stellantis grubunun (Fiat, Peugeot, Citroen, Opel gibi markaların çatı şirketi) bu hamlesi, sadece son yıllarda Türkiye'nin ana rakibi haline gelen Fas'ın otomotiv üretimindeki yükselişini bir kez daha gözler önüne sermekle kalmadı, aynı zamanda bunun arkasındaki acı nedenleri de ortaya koydu.

Bilindiği gibi geçtiğimiz yıllarda Alman Volkswagen otomobil firması da Manisa'da yatırım yapmak istiyordu ama sonra Türkiye'de yaşanan hukuksuzluklardan korkup, yatırımını Polonya'ya kaydırmıştı. Buna benzer kaçırdığımız fırsatların bir listesini yapsak herhalde daha vahim bir tablo ortaya çıkar...

Aslında iktidar dahil, hepimiz biliyoruz ki tam bir 'siyaset mühendisliği' projesiyle seçilmiş belediye başkanlarının, siyasetçilerin tıpkı 'vesayet' dönemlerinde olduğu gibi hapse atıldığı bir Türkiye'nin, özellikle demokratik dünyada bir 'hukuk devleti' olarak anılmasının imkan ve ihtimali yoktur. Nitekim yabancı basında neredeyse her gün iktidarın, siyasi rakiplerini yargı yoluyla saf dışı bırakmaya çalıştığı yönünde haberler çıkmaya devam ediyor.