Bütün Müslüman ülkelerin liderleri, ABD Başkanı Trump karşısında adeta hazır ola geçmiş durumdalar.
Trump'ın silahlarla donattığı insanlık katili Netanyahu, Gazze'de bebekleri, çocukları, kadınları ve bütün sivilleri bombalarla yok ederek soykırım suçu işliyor ama bir tek Müslüman ülke lideri çıkıp "Bu katilin ortağı sensin, katliamları hemen durdur" deme erdemini gösteremiyor. Dahası, katilin en büyük teşvikçisi olan Trump'a övgüler düzüyorlar.
Trump ve Netanyahu denen bu iki haydut, canları öyle istediği için İran'a vahşice saldırıyor, yüzlerce masum okul öğrencisini katlediyor, bizim Müslüman etiketli liderlerden yine ses yok.
Müslüman ülkeler açısından nasıl bir onursuzluktur ki bu manyaklar çetesi, tek tek bütün Müslümanları yok etse herhalde yine kılları bile kıpırdamayacak.
Ama unutmayalım ki dünya dönmeye devam ediyor ve Müslümanlar olarak yaşadığımız bu perişanlığı, her gün hayat yüzümüze tekrar tekrar vuruyor.
Artık çaresizliğin de sınırındayız. Ya aklımızı başımıza alıp akıl ve bilimle dünya ile yarışabilecek bir devletleri inşa edeceğiz ya da 7-8 milyonluk bir İsrail'in bile ayağının altında paspas olmaya devam edeceğiz.
Maalesef Müslüman ülkeler, içine düştükleri zillet halinden bir türlü kurtulamadıkları için tescilli Amerikan delisi Trump, Türkiye dahil bütün Müslüman ülkelerin 'dost' olmaları talimatını verdi.
Her gün Türkiye dahil Müslüman ülkeleri aşağılayan açıklamalar yapan Amerikan Başkanı Trump, İran'la savaşı bitirmek için Türkiye ve Arap ülkelerinin İsrail'le ilişkilerinin normalleşmesini şart koştu. İsrail'in güvenliği için önemli olan İbrahim Anlaşmaları'nı öncelikle Suudi Arabistan ve Katar'ın imzalaması gerektiğini belirten Trump, Türkiye dahil diğer ülkelerin de bunu takip etmesinin 'zorunlu' olduğunu söyledi ve "aksi halde felaket olur" tehdidinde bulundu.
İşte Müslüman ülkeler olarak geldiğimiz son nokta burası. Müslüman ülkeler olarak kendi halklarımızın güvenliğini, özgürlüğünü teminat altına alacak bir 'hukuk devleti' kuramadık.

22