İran'la savaşta ateşkes arasında bile İsrail haydutluğu durmak bilmiyor. Bir taraftan Lübnan'da sivilleri katlediyor, bir taraftan da Gazze'de soykırıma devam ediyor. Çocukları, kadınları, sivilleri öldürmede sınır tanımayan İsrail, aynı zamanda açlık ablukasında tuttuğu Filistinli çocuklara yardım götüren 'Küresel Sumud Filosu'na Girit açıklarında saldırdı, 21'i Türk, 180 aktivisti alıkoydu. Uluslararası sulardaki haydutluğa karşı Türkiye dahil başkentlerden cılız kınamalar dışında bir tepki gelmedi. Tepki gelmediği gibi Trump'ın ön ayak olduğu ve Türkiye'nin de kurucu üyeleri arasında yer aldığı Barış Kurulu, adeta katil Netanyahu'yu ödüllendirircesine Gazze'ye doğru yola çıkan Sumud Filosu'nu hedef alan utanç verici açıklamalar yapmaktan çekinmedi. Filo için "gösterişçi sevgi teknesi aktivizmi" şeklinde aşağılayıcı ifadeler kullanan bu kurulun, şu ana kadar katili teşvik dışında bir mahareti bulunmuyor. Şu dramatik tabloya bakar mısınız Başta Türkiye olmak üzere Müslüman ülkelerin hiç birinden, Netanyahu haydutluğuna karşı bir tek onurlu ses yükselmedi. Körfez ülkelerinin önemli bir bölümünü 'Müslüman ülke' olarak tanımlamak bile insanın içini acıtıyor ama diğer Müslüman ülkeler de ne yazık ki vicdanlarını kaybetmiş durumda. Biliyoruz ki Müslüman ülkelerin kahir ekseriyeti, Trump'tan işaret almadan Gazze'nin adını bile anamıyor. Hatta öyle ki Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail'e ittifak yaparak Filistin'e ihanette zirve yapmış durumda. Peki, birileri Türkiye'nin neden bu kadar sessizliğe gömüldüğünü izah edebilir mi acaba Muhtemelen Ankara, Trump'ın ilk döneminde Türkiye'ye karşı sergilediği patavatsızlıklardan çekiniyor. Bu yüzden 'deliye yakalanmaktansa çalıyı dolaşmak evladır' diye düşünüyor olabilir. İyi güzel de AK Parti iktidarı, en azından Gazzeli çocuklara yardım götüren sivilleri hedef alan bu utanmaz kuruldan çekilmeyi de düşünemez mi Anlaşılan o ki Trump'ı üzmemek için Netanyahu ile aynı karede yer almayı içimize sindirmeye çalışıyoruz. Türkiye adına hüzün verici bir tablo. İnsan, Müslüman ülkelerin bu perişan halini görünce hayıflanmadan edemiyor doğrusu. Bu ülkelerin liderlerinin toplamı bir İspanya Başbakanı Sanchez bile etmiyor maalesef. Başından beri İsrail ve Amerikan haydutluğuna karşı çıkan o Sanchez, Gazze'ye insani yardım ulaştırmak için yola çıkan Sumud Filosu'na Netanyahu'nun çeteleri tarafından uluslararası sularda yapılan müdahaleye sert tepki gösterdi. İsrail'in "kendisine ait olmayan sularda sivil bir filoya saldırarak uluslararası hukuku bir kez daha ihlal ettiğini" belirten Sanchez, Avrupa Birliği'ne İsrail'le ortaklık anlaşmasını askıya alma çağrısı yaptı. Bu kahredici tablodan hiç umutlu değilim ama keşke İslam ülkelerinin liderleri, biraz olsun İspanya başbakanından ders almayı başarabilse... Ama esas ders alması gerekenler, çakma Gazze mücahitliği yapan İslamcı kesimler. Yıllardır Filistin ve Kudüs hamaseti yaparak ortalarda mücahitlik taslayan bu kesimler, bir kez olsun Gazze'de bebekleri katleden İsrail'e karşı şöyle milyonluk bir protesto mitingi bile düzenleyemedi. İsrail'in Gazze'ye karşı insanlık dışı saldırılarının başladığı ilk günden itibaren tam yedi ay boyunca, Türkiye'den ticaret gemileri İsrail'e lojistik malzeme taşımaya devam etti. Ama iktidardan işaret almadan bizim çakma mücahitlerden en küçük bir itiraz sesi bile yükselmedi. Sonrası malum... İktidarın kontrolünde Galata Köprüsü'nde mitingler yapıldı ama ne hikmetse buralarda

6