Bu fotoğraf da İslam ülkelerini utandırmayacaksa

Bilindiği gibi Amerika ve İsrail'in tam bir haydutluk örneği sergileyerek İran'a saldırması üzerine, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, ülkesindeki Amerikan üslerinin kullandırılmayacağını belirtmiş; "uçaklarınızı derhal çekin" resti üzerine Amerika, uçaklarını çekmek zorunda kalmıştı.

Bu karar Trump'ı çılgına çevirmiş ve 'İspanya ekonomisini çökertecek ağır yaptırımlarla' tehdit etmişti.

Ancak tehditler Sanchez'i durduramadı. Ve sonra bir adım daha atarak 11 Mart 2026'da İspanya'nın Tel Aviv Büyükelçisini resmen Madrid'e geri çağırdı. İspanya hükümeti, bu kararın alınmasında İsrail'in bölgedeki askeri operasyonlarını ve Gazze'deki sivil ölümlerini doğrudan "soykırım faaliyetleri" olarak nitelendirdi.

İşte Avrupa'nın göbeğinden bu iki hayduta karşı bir insanlık duruşu sergileyen İspanya Başbakanı Sanchez, bu kez de savaş kışkırtıcılarına destek olanları adeta topa tuttu. Sanchez, "Dünyayı ateşe verenleri destekleyip sonra o yangının çıkardığı dumandan şikayet edemezsiniz" diyerek tüm dünyaya "Savaşa Hayır" çağrısı yaptı.

Türkiye dahil, ellinin üzerindeki Müslüman ülke liderleri, böyle bir erdemlilik hikayesini anlamakta güçlük çekiyor olabilirler. Çünkü Müslüman ülkelerin neredeyse hemen hepsinin ve de Avrupa demokrasilerinin büyük çoğunluğunun Gazze'de İsrail'in gerçekleştirdiği soykırım karşısındaki suskunluğunu, dahası Netanyahu'nun kuyruğuna takılarak sergiledikleri utanç tablosunu dehşetle izliyoruz.

Burada, özellikle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın en azından söylem düzeyinde İsrail'e karşı duruşunu not etmek gerekiyor. Ancak Türkiye'nin, Gazze'deki soykırım konusunda sonuç alıcı adım atma gücünün olmadığı da bir gerçek.

Ayrıca Türkiye'nin, ABD-İsrail ortaklığının Gazze ve İran'a yönelik saldırıları konusunda, özellikle Trump'ı kızdıracak bir söylem geliştirmesini de beklememek gerekiyor.

Maalesef Türkiye'nin epey bir süredir bir dış politika vizyonu olmadığı için kelimenin tam anlamıyla bir savrulma yaşanıyor.

Bu yüzden dün Güney Afrika Cumhuriyeti, "Gazze'deki Filistin halkına soykırım yaptığı" gerekçesiyle İsrail hakkında Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'nda dava açarken nasıl suskun kaldıysak, bugün Gazze'de çocukların Amerikan silahlarıyla öldürülmesini övünç vesilesi yapan Trump'a da sesimizi yükseltemiyoruz.

Avrupa'da yüz binlerce insan, günlerce Gazze için protesto eylemleri yaparak yüksek bir insani duruş ortaya koyarken, Avrupa demokrasilerinin insanlık sınavında sınıfta kaldıklarını artık bütün dünya biliyor. Ama işin en acı tarafı; haydut ve yardakçısı Gazze'de çocukları, bebekleri bombalarla parçalarken de İran'da yüzlerce öğrenciyi katlederken de 'İslam ülkesi' olarak tarif edilen ülkelerin hiçbirisinin insani bir duruş ortaya koyarak Trump'a tek laf edememiş olmalarıdır.

Maalesef Türkiye de Gazze'deki soykırım karşısında bir devlet duruşu ortaya koyamadığı gibi, İran'da çocukları katleden Amerika'ya karşı da sesini yükseltememiştir. Çünkü Türkiye, 'dostum Trump'ın hışmını karşılayabilecek bir güçten mahrum bulunmaktadır.

Hatırlayalım, AK Parti iktidarı öncesindeki iktidarları hep 'Amerikancı'