Bakan, çürümeyle mücadele için yeni bir paradigmada kararlı ama...

Yeni İçişleri Bakanı uyuşturucu baronlarıyla mücadeleye yeşil ışık yaktı, ama siyasetin perdesini kaldırmadan sorunları çözmek mümkün mü?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin Kahramanmaraş olayı sonrası kararlı tutumundan iyimser olmakla birlikte, ülkenin temel sorununun kurumsallığın zayıflaması ve imtiyazlı kesimlerin kuralları esnetmesi olduğunu vurgulayarak, siyaseti kurumlarından ayırmadan asıl iyileşmenin mümkün olmayacağını iddia ediyor. Peki, tek bir bakanlığın sistem içindeki siyasi ağları tamamen değiştirebilmesi realistik midir?

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi dün İstanbul'da sabah kahvaltısında gazete, televizyon ve internet medyası temsilcileriyle buluştu.

Bakanlık koltuğuna oturalı henüz üç ay bile olmadı, ancak özellikle Kahramanmaraş'ta yaşanan acılı okul olayından dolayı bir bakıma zorlu bir başlangıç yapmak durumunda kaldı. Hemen ifade etmek gerekirse, şu ana kadar da son derece dikkatli ve kararlı adımlar atıyor.

Bu köşede zaman zaman iktidara yönelik eleştirilerde bulunuyorum ama her zaman hakkaniyetli olma konusunda da dikkatli olmaya özen gösteriyorum. Bu çerçevede yeni İçişler Bakanı Çiftçi konusunda, zihin dünyamda daha toleranslı bir sayfa açtığımı söylemeliyim.

Bu tavrımın özel bir nedeni yok elbette ama şu ana kadar olaylar konusundaki yaklaşımı, kararlı tutumu ve insan ilişkilerindeki üslubu, kişisel olarak bana güven veriyor.

Bu yaklaşımı erken bir değerlendirme olarak görenlere de katılırım, benimki sadece bir ön değerlendirme ve belki de pozitif bir his...

Kim nasıl değerlendirir bilemem ama ben çürüme ve yozlaşmanın böylesine derinleştiği bir ortamda, yeni göreve başlayan bir içişleri bakanının, yaralarımıza neşter vuracak adımlar atmasını hasretle bekliyorum.

Kuşkusuz Türkiye'nin devasa sorunlarının çözümünü, sadece bir bakandan beklemek haksızlık olur. Çünkü bizim, devletin kurumlarını zaafa uğratan Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi gibi çok daha büyük bir problemimiz var.

Bugün eğitimde yaşanan acılı olaylardan, sokak cinayetlerine, çete-mafya bozuntularından uyuşturucu baronlarının yarattığı kirliliğe kadar pek çok konunun arka planına baktığımızda, devlet kurumlarında yaşanan zaafın, bütün bu olumsuzluklar için aslında bir beslenme kaynağı oluşturduğunu görmek mümkün.

Bakan Çiftçi sohbet toplantısında, özellikle sokak çeteleri, suç örgütleri, uyuşturucu kullanımı ve uyuşturucu baronları konusunda ayrıntılı bilgiler sundu. Ve bu konuda kesinlikle, "Yeni bir güvenlik paradigması" oluşturacaklarının altını çizdi.

Bu çerçevede Bakan Çiftçi, 2026'nın ilk üç ayında 13 bin kişinin uyuşturucudan tutuklandığını, 15 bin ton uyuşturucunun yakalandığını da açıkladı. Ve hemen ekledi: "Bunlar sorunun çözümü için yeterli değil elbette, bataklığı kurutamazsak, sivrisinekle mücadele ederiz o kadar..."

Bakan son derece haklı, ne kadar torbacı, uyuşturucu yakalarsanız yakalayın, eğer ülkeye bu uyuşturucuyu sokan büyük baronlarla etkin mücadele yapamazsanız, bütün yaptıklarınız sivrisinekle mücadeleden öteye geçemeyecektir.

Bakan Mustafa Çiftçi ile ilgili erken iyimserlik değerlendirmemin temelinde, Maraş'taki elim okul katliamı konusundaki yaklaşımının etkili olduğu kanaatindeyim. Bakan açıkça diyor ki: "Saldırı aslında göstere göstere geliyorum demiş. Maalesef okulda kurumsallık inkıtaya uğramış."