Bu manyakların topunun cinsi böyle herhalde. Asıl adı Julius Caesar Augustus Germanicus olan Roma imparatoru Caligula'nın, bugüne kadar yeryüzünün gelip geçmiş en büyük manyaklarından birisi olduğu söylenir. Dönemin tarihçileri, net bir tanı koymamakla birlikte kendisinin epileptik olduğu, ağır ruh sağlığı sorunu yaşadığı ve manyak olduğu yönünde rivayetler var. Bu tür efsane isimle konusunda temkinli yaklaşılması gerekse de haklarında söylenenlerin büyük ölçüde doğru olduğu da bir gerçek. Caligula'nın senato üyelerini akşam davet edip yemekten sonra ''Sizlere insan eti yedirdim ahahaha'' diyerek onlarla alay etmesi, zenginlerin eşlerini ve kızlarını genelevlerde satması, kız kardeşini ensest ilişki sonucu hâmile bırakıp doğumdan önce karnını yararak cenini çıkartıp yemesi gibi sapkınlıklar sergilemesi manyaklıktan öte ağır bir ruhsal hastalığa işaret etmektedir.
ABD Başkanı Trump'ın tam da İran savaşının ortasında, müttefiklik ilişkilerini ve diplomatik teamülleri yerle bir eden açıklamalarını duyunca, doğrusu yeryüzünün gelip geçmiş manyaklarını bir kez daha hatırlamadan geçemedim. Miami'de Suudi Arabistan fonları tarafından desteklenen elit bir yatırım forumunda kürsüye çıkan Trump, sözü doğrudan Suudi Arabistan'ın fiili yöneticisi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'a (MBS) getirerek, salondaki Suudi delegasyonunun gözlerinin içine bakarak şu aşağılayıcı ifadeleri kullandı: "Benim kıçımı yalayacağını hiç düşünmemiştim, gerçekten hiç. Ve şimdi bana karşı nazik davranmak zorunda. Bana karşı nazik olsa iyi olur, öyle olmak zorunda." Aslında Trump'ın da Caligula'dan aşağı kalır bir tarafı yok. Henüz sapkınlıkta Caligula'yı yakalayamamış olsa da çocuk tacizcisi çetenin lideri olan Epstein'in müridi olarak manyaklıkta zirveye göz diktiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Şu bir gerçek ki Trump, tamamen keyfi bir şekilde kendi kişisel fantezilerini, hırslarını ve yıkıcı arzularını "ABD halkı istiyor" diyerek bütün dünyaya musallat etmeye devam ediyor.
Açıkçası Trump'ın sergilediği bu delilikten endişelenmemek mümkün değil. Son yaptığı konuşmalarından birinde, Avrupa ülkelerini ve NATO'yu yerden yere vuran Trump, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'la ilgili övgü dolu sözler söyledi. Erdoğan'ın 'büyük lider' olduğunun altını çizerken kullandığı şu ifadeler son derece dikkat çekici: "Bence Türkiye harika davrandı. Gerçekten harika. Bizim rica ettiğimiz gibi kendilerini bazı şeylerin dışında tuttular."
Ne yalan söyleyeyim bu sözler karşısında, "Eyy Trump, senin başka işin yok mu Bırak bizim yakamızı" diye haykırmak geldi içimden.
Hatırlayalım, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Washington ziyareti sırasında da benzer övgülerde bulunuyordu. Tam da Netanyahu ile birlikte Gazze'de bebekleri katlederken, Trump'ın Erdoğan'ı övgülere boğması son derece manidardı. Şimdi de İran'da öğrencileri katlederken, aynı övgüleri dillendirmesi doğrusu içimi bulandırıyor. Çünkü bu adam, bize övgüler yağdırırken lisanı hal ile "Bakın, biz Gazze'de sivilleri öldürürken de İran'a saldırırken de Türkiye bizim yanımızda duruyor" demek istiyor ki, bunu kabul etmek mümkün değil.
Herhalde bu deliye asla güvenilmeyeceğini Cumhurbaşkanı

6