Adalet kimin umurunda ki…

Mehmet Ocaktan
10.12.2025
10

Hukuk ve adalet kavramları konusunda o kadar çok konuştuk, o kadar çok yazdık ki şimdi geriye dönüp bakınca, aslında bütün bu yaptıklarımızın bir hikayeden ve masaldan ibaret olduğunu görmek doğrusu insana acı veriyor.

Şu kadar yıldır hukukçular, anayasa profesörleri, Anayasa Mahkemesi başkanları, Yargıtay başkanları, siyasetçiler hukukun, adaletin insanlık için ne kadar büyük bir anlam ifade ettiğini söylediler, akademik makaleler yazdılar, açıklamalar yaptılar.

Peki sonuç... Türkiye hukuksuzlukta antidemokratik ülkelerle aynı ligde yer almaktan mı kurtuldu, yoksa toplumda adalete olan güven zirve mi yaptı

Tabii ki hayır...

Türkiye gerçekten evrensel hukuk normlarına dayalı bir 'hukuk devleti' olsa, Adalet Bakanı günde beş vakit çıkıp "Türkiye bir hukuk devletidir, yargı bağımsızdır" nutukları atma ihtiyacı hisseder mi

Bakan da çok iyi bilmektedir ki Türkiye, Dünya Adalet Projesi'nin (World Justice Project - WJP) 2025 Hukukun Üstünlüğü Endeksi verilerine göre, 143 ülke arasında 118. sırada yer almaktadır. Bir başka deyişle, Venezuella, Myanmar ve Afganistan ligi...

Şimdi oturup bir arşiv taraması yapsak ünlü filozofların, düşünürlerin, devlet başkanlarının çok esaslı sözlerini bulabiliriz, mesela: Devletlerin refahı parayla değil adaletle ölçülür. (Konfüçyüs), -Adalet hissi insanlarda doğuştan mevcuttur. (Çiçero), -Adaletsiz bir ülke mezbahadan başka bir şey değildir. (Clemenceau), -İnsanlar ancak adaletle doyurulur. (Emerson), -Adaletsiz rejimi, adaletle yıkınız. (Gandhı)
İtiraf etmem gerekiyor ki bu ülkede yaşayan bir Türk vatandaşı olarak bu pırıltılı sözlerin bende hiçbir karşılığı yok... Çünkü biz hukukun defterini çoktan dürdük, artık bir işaretle siyasetçileri, belediye başkanlarını, gazetecileri hapse atıp hayatlarını söndürebiliyoruz.

Birilerinin, "O kadar da değil, bu ülkede anayasa var, yasalar var, Yargıtay var, Anayasa Mahkemesi var" şeklindeki itirazlarını duyar gibiyim. Kim ne derse desin, hukukun, adaletin bu ülkede hiçbir anlamı ve karşılığı yok artık... Yerel mahkemelerin, anayasanın açık hükmüne rağmen AYM kararlarına uymadığı, yok saydığı bir ülkede hukuktan, adaletten söz edilebilir mi

Elbette söz edilemez ama hukuk konusunda, hala hassasiyet taşıyan hukukçular konuşmaya devam ediyor. Bu isimlerden birisi de MHP'nin hukukçu kurmayı Feti Yıldız... Maddi gerçeğe ulaşmanın ancak hukukun temel esaslarına bağlı kalarak mümkün olacağını belirterek, ceza muhakemesinde delilin önemine dikkat çeken Yıldız diyor ki: "Maddi hakikate ve adalete ulaşmanın yegâne yolu hukukun evrensel ilke ve esaslarına bağlı kalmaktır. Ceza Muhakemesi yanlış delille doğru sonuca ulaşılmasını reddeder. Delilsiz ispat, maddi vakaya uygun olsa bile zan ve tahminden ibarettir."

Yıldız gibi pek çok hukukçu da benzer açıklamalar ve değerlendirmeler yapıyor elbette ama bütün bunlar, sadece suya yazılmış yazılardan ibaret. Zira iktidarın, adaletin tecellisi gibi ulvi değerlere ayıracak ne zamanı ne de ihtiyacı var...

Maalesef hukukun, ağır siyasallaşma baskısı altında olduğu bir ülkede adaletin tecelli etmesi mümkün değildir. Bakmayın siz "Hz. Ömer adaleti" diye ortalarda caka satanlara... Adaletsizlik bizim mahalleye uğramıyorsa, arka kapıdan kaçıp, kendi kendimize 'adalet' nutukları atmaya devam ederiz...

Bir Türkiye düşünün ki İstanbul'un seçilmiş Belediye Başkanı