İsimleri, eserleri ve hizmetleri unutulmuş şahsiyetler hakkında biyografik kitapların yazılması mühim. Onların bu suretle gündeme getirilmeleri de büyük bir hizmettir. Bu şahsiyetlerin arasına Kemal Edib Kürkçüoğlu da katılmış oldu. Edebiyat tarihçisi, yazar ve şair Kemal Edib hakkındaki eseri, Mehmet Kurtoğlu Çağdaş Bir Derviş, Aşkın Bir Şair Kemal Edib Kürkçüoğlu adıyla kaleme aldı. Bu eser, Edebiyat Ortamı Yayınları arasında günışığına çıktı.
"Ön Söz"de şu satırları okuyoruz: "Kemal Edib gerek aileden gerek aldığı eğitim dolayısıyla oldukça iyi bir edebiyat kültürü ve bilgisine sahip iyi bir yazar, klasik şiirimizi çok iyi bilen ve bu tarzda gazel yazan iyi bir şair, halk şiirinin inceliklerini kavramış, yüksek estetik ve sanat zevkine sahip bir sanatçı, dini ve tasavvufu özümsemiş aşkın Müslümandır. Ele aldığı her konunun hakkını veren, teolojiden edebiyata, vakıf kültüründen tarihe, dilin inceliklerine varıncaya kadar birçok alanda eser vermiştir. Kemal Edib'in iyi bir edebiyat tarihçisi olmasında ailesinin, doğup büyüdüğü Urfa'nın tarihî ve kültürel zenginliği güçlü dinî ve mistik ortamı ve eğitim hayatındaki hocalarının büyük etkisi olmuştur."
"Yüz okuyup bir yazmalı, yüz yazıp bir neşretmeli." diyen Kemal Edib'le alakalı bu kadirşinas hizmet çok önemlidir. Bizim hiçbir değerimizi unutma hakkımız, nisyana gömme lüksümüz yok. Yabancılar en sıradan bilim insanlarını, yazar ve şairlerini, sanatçılarını allayıp pullayıp dünyanın gündemine taşırken bizim devasa şahsiyetlerin hizmetlerine göz yummamız, eserlerini ücra yerlerde saklayıp üstlerini örtmemiz asla kabul edilemez.
Eser beş bölümden meydana geliyor: Hayatı ve Sanatı, Milletvekilliği Adaylığı Şiirlerinden Seçmeler, Nesirlerinden Seçmeler, Eserleri, Kaynakça. Esere "Şehrin Ruhunda Saklanan Şair" başlığıyla giriyoruz. Hemşehrisini çok iyi anlatan Kurtoğlu, "Kemal Edib'in ruh ve düşünce dünyası çocukluğu İbrahimî Urfa gibi ruhaniyetli bir şehirde geçmiş, dinî tasavvufi kaynaklarından beslenmiş ve bu hayatın içinde yer almıştır. Onun şiirlerinin her satırında ilahî aşk, dinî-tasavvufi derinlik, Mevlâna ve Yûnus'a olan sevgisinin derin izleri görülür." diyor.
Kemal Edib ilk ve orta eğitimini Urfa'da, lise ve üniversite tahsilini İstanbul'da yapmıştır. Uzun yıllar Ankara'da yaşayan Kürkçüoğlu, yine sevdiği şehir İstanbul'da hayata veda etmiş ve buraya defnedilmiştir. Şairimizin "geleneğe yaslanarak, klasik şiirin izinde, kendine mahsus bir duyuşla şiirlerini" söylediğini belirten Mehmet Kurtoğlu şöyle devam ediyor: "Yaşadığı dönemin siyasi ve kültürel ortamı, şiir çıkışları elbette onu etkilemiş olmalı ki, o, bütün bu şiir akımlarının dışında kalarak imparatorluğun altı yüzyıllık birikiminden doğan Divan geleneğine yaslanarak şiirlerini yazmıştır."
Kemal Edib, hemşehrisi ve üstadı Yusuf Nâbî gibi Hazret-i Peygamber'e na'tlar yazmıştır. "Şanlı" şehrimiz Urfa dindar kimliğiyle tanınır ve "Peygamberler Şehri" olarak anılır. Yazar, edibimizin bu yönüne şöyle işaret ediyor: "Tasavvufla yoğrulan sanat ve düşüncenin her zaman deruni bir boyutu vardır. Kemal Edib, bu anlamda deruni boyutu olan bir kişiliğe sahiptir. Gerek yazdıkları gerek hatıralarda onun hakkında anlatılan bilgilere baktığımızda dindar, sessiz, sakin, alçakgönüllü, yardımsever ve sanatçı ruhludur. Aşk ve inanç sahibi şairin, şiirlerinde güçlü bir melal sezilir. Tefekkür ve irfanla yazdığı şiirlerinde derin bir inanç, Allah ve Peygamber sevgisi güçlü şekilde kendini gösterir. Şiirlerinde ayrıca memleket ve millet sevgisi, İslam tasavvufunun büyüklerine büyük bir muhabbeti, özellikle de Mevlâna'ya büyük bir sevgisi vardır. Dünyaya hemşehrisi usta şair Nâbî gibi hikmet nazarıyla bakan şair, bir yandan dünyanın künhüne varmak isterken, diğer yandan Efendimiz'e ve onun yolundan giden hak âşıklarına yazdığı şiirlerle onlara olan sevgisini dile getirmiştir."

18