Ukrayna krizi ve 'Amerikasız Avrupa' arayışı...

Avrupa artık ABD'ye bağımlı güvenlik anlayışından kurtulmak için somut adımlar atarken, Hürmüz Krizi'yle birlikte transatlantik ittifak çatlamaya devam ediyor—ama bu ayrışma gerçekten geri dönüşsüz mü?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazarın temel iddiası, Avrupa'nın Trump'ın agresif İran politikasına mesafeli duruşuyla ABD'den stratejik uzaklaşmaya başladığıdır. Bu iddiayı, 6 Avrupa ülkesine yaptığı siyaset bilimci ve gazeteci temaslarında gördüğü somut kanıtlarla desteklemektedir. Yazının kalbindeki kilit argüman, Avrupa'nın artık "Amerikasız bir güvenlik düzeni" hayaline gemi, bu çatlakları tam olarak kişi Batı ittifakı tamamen yeniden yapılanırken Türkiye'nin konumu nasıl değişecek?

NATO tamamen dağılmış değil; Avrupa da ABD ile köprüleri bütünüyle atmış değil. Ancak Avrupa, ilk kez bu kadar güçlü biçimde "Amerikasız bir güvenlik düzeni" için kararlı ve de geri dönüşü olmayan bir yolda ilerliyor.

*

Hürmüz Krizi ve Çatlayan İttifak

Avrupa ile NATO'ya yönelik sorgulayıcı, suçlayıcı ve zaman zaman küçümseyici açıklamalar, Ukrayna politikasındaki dalgalı tutum her geçen gün artarak devam ediyor.

Bilhassa; ABD ile Avrupa ve NATO arasında süregelen görüş ayrılıkları, Hürmüz Krizi ile birlikte daha görünür ve belirgin hâle gelmiştir.

Donald Trump'ın İran savaşı bağlamında özellikle Hürmüz Boğazı'nın açılması konusunda NATO ve Avrupa Birliği'nden beklediği desteği bulamaması, transatlantik ilişkilerdeki gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Washington'un çağrılarına karşı Avrupa'nın isteksiz ve temkinli yaklaşımı, yalnızca taktiksel bir ayrışma değil; stratejik bir mesafe koymanın da işaretidir.

Avrupa, ABD'nin İran politikasını kendi güvenlik öncelikleriyle tam olarak örtüştürmemekte; özellikle enerji hatları, ticaret dengeleri ve bölgesel istikrar açısından daha ihtiyatlı bir yaklaşım benimsemektedir. Bu nedenle Hürmüz Boğazı gibi küresel enerji akışının kalbi sayılan bir konuda dahi Avrupa'nın doğrudan askeri angajmana girilmesini yanlış buluyor.

Diğer bir gerçek ise şudur:

'Transatlantik ittifakı' artık eskisi kadar yekpare değildir. Trump'ın sertleşen dili ve Avrupa'nın mesafeli duruşu, NATO içinde derinleşen görüş ayrılıklarını daha görünür hâle getirmiştir.

İran krizi bağlamında Hürmüz Boğazı, sadece bir enerji güvenliği meselesi değil; aynı zamanda Batı ittifakının geleceğini sorgulatan bir dönüm noktasıdır. Avrupa'nın temkinli duruşu ile Trump'ın agresif politikaları arasındaki bu gerilim,