Ziya Gökalp de "Kızılelma"yı, çökmekte ve dağılmakta olan Osmanlı Devleti yerine bütün Türklerin bir araya gelerek kuracakları ve yüzyıllardır özlemini çektikleri Turan ülkesiyle eş anlamda kullanır.
Ömer Seyfeddin'e göre ise "Kızılelma padişahın atının ayağının bastığı yer" dir.
Yani ona göre "Kızılelma" erişilmek istenen ülkedir.
*
Cumhuriyet döneminde KIZILELMA
Osmanlı'dan Cumhuriyete geçiş döneminde de "Kızılelma" gündem olmuştu. Bu sefer 1920'de Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı Kızılelma'ydı.
Cumhuriyet'ten sonraki yıllarda Hüseyin Nihal Atsız, Arif Nihat Asya, Necdet Sancar, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu gibi şair ve yazarlar da "Kızılelma" motifini daha çok Ziya Gökalp'in kullandığı tarzda Türkçülük ideolojisi çevresinde ele alıp işlemişlerdir.
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu şiirindeki Kızılelma Anadolu'nun vatan oluşu olarak tanımlanır.
Örneğin:
"Yiğitler kan döker, bayrak solmaya,
Anadolu başlar, vatan olmaya...
Kızılelma'ya hey... Kızılelma'ya!!!
En güzel marşını vurmadan mehter
Ya Allah... Bismillâh... Allahuekber!"
Ayrıca tüm Türkleri birleştirme fikrinin de
simgesi olmuştur "Kızılelma". Yani Turan ülküsünün idealidir KIZILELMA.
*
"Yeni Kızılelma'nın mimarı Başkan Erdoğan'dır."
Türk milletinin tarihsel hafızasında önemli bir yere sahip olan "Kızılelma" mefkûresi, yalnızca bir fetih ülküsü değil; aynı zamanda büyük hedeflere yönelen milli idealin sembolü olmuştur. Tarihin farklı dönemlerinde değişen siyasi, askeri ve toplumsal şartlara göre farklı anlamlar kazanan Kızılelma, her çağda Türk milletinin ortak heyecanını diri tutan güçlü bir ülkü olarak varlığını sürdürmüştür.
Kimi zaman İstanbul'un fethi, kimi zaman Avrupa içlerine ilerleme ülküsüyle özdeşleşen "Kızılelma" anlayışı, günümüzde ise çok daha geniş ve stratejik bir anlam kazanmıştır. Artık yeni "Kızılelma"; sadece askeri başarılarla sınırlı olmayan, ekonomik, teknolojik, diplomatik ve jeopolitik gücü merkeze alan büyük bir devlet vizyonunu ifade etmektedir.

28