Türk Devletleri Teşkilatı (TDT)'nın bugün uluslararası ve kurumsal bir teşkilata dönüşmesinde, Başkan sayın R. Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye'nin ortaya koyduğu siyasi irade ve stratejik vizyonun önemli katkıları dikkat çekmektedir.
Türkiye'nin sadece ekonomik ve askerî kapasitesiyle değil; tarihî birikimi, devlet tecrübesi ve jeopolitik konumuyla da Türk dünyasının bütünleşme sürecine yön veren merkez ülkelerden biri haline geldiği açıkça görülmektedir.
*
Dünden bugüne...
Ortak tarih, dil, kültür ve kader birliğiyle birbirine kenetlenen Türk dünyası, bugün yalnızca bölgesel bir iş birliği alanı değil; küresel ölçekte yükselen stratejik bir değer haline gelmiştir.
2009 yılında temelleri atılan ve 2021 yılında Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) adını alarak kurumsal kimliğini güçlendiren bu yapı, Türk milleti açısından gurur verici tarihî bir adımdır.
Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan'ın tam üye; Türkmenistan, Macaristan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin gözlemci üye olduğu TDT, 21. yüzyılın yükselen jeopolitik merkezlerinden biri olma yolundadır.
Yaklaşık 5 milyon kilometrekarelik geniş coğrafyası, genç ve dinamik nüfusu, zengin enerji kaynakları, ham madde potansiyeli ve stratejik ulaşım hatlarıyla Türk dünyası, küresel güç dengelerinde dikkate alınması gereken yeni bir merkezdir.
Özellikle Azerbaycan ve Orta Asya'nın enerji kaynaklarının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması, Türk devletlerini küresel enerji denkleminde vazgeçilmez bir aktör konumuna yükseltmektedir.
Hazar geçişli Doğu-Batı Trans-Hazar Orta Koridoru

38