Yazar, Pakistan'daki ABD-İran görüşmelerinin başarısız olmasını ve sonrasında Trump yönetiminin Hürmüz Boğazı'nda deniz ablukası uygulamasını, gerçek diplomasiden ziyade coercive bir strateji olarak değerlendirmektedir. Bu adımın İran'ı sıkıştırmaktan öte, Avrupa ve Çin gibi müttefiklerine cezalandırma amaçlı olduğunu savunmaktadır. Ancak yazarın öngördüğü gibi, kısa vadeli baskı uzun vadede ABD'yi küresel sistemde izolasyona mı itecektir?
En önemlisi de, devletlerin egemenlik haklarına ve bağımsızlıklarına koşulsuz saygı esas alınmalıdır.
Ancak Pakistan'daki görüşmelerde bu unsurların hiçbirinin tam anlamıyla sağlanamadığı görülmüştür.
Süreç; tehditlerin gölgesinde, siyasi baskıların etkisi altında, güven eksikliği ve karşılıklı şüphe ortamında ilerlemiştir. Bu nedenle sonuçsuz kalması kaçınılmaz olmuştur.
Özellikle Donald Trump'ın, görüşmeler sürerken dahi sert ve tehditkâr söylemlerini sürdürmesi, diplomatik zemini daha da zayıflatmıştır. Diğer taraftan İran açısından kabul edilmesi mümkün olmayan dayatmaların masaya getirilmesi, sürecin uzlaşıdan ziyade bir stratejik oyalama niteliği taşıdığı izlenimini güçlendirmiştir.
Tüm bu gelişmeler ışığında ortaya çıkan tablo nettir:
Bu görüşmeler, barışa giden yolun bir adımı olmaktan çok, daha büyük bir çatışma ihtimaline hazırlık sürecinin diplomatik perdesi olduğu açıktır.
Sonuç olarak, gerçek bir müzakere sürecinden söz edebilmek için önce güvenin, ardından da samimiyetin inşa edilmesi gerekir. Aksi halde masalar kurulur, saatler harcanır; fakat barışa dair tek bir adım dahi atılamaz.
*
ABD'nin deniz ablukası korsanlıktır.
Trump'ın İran politikasında son haftalarda sergilediği zikzaklar, Washington'ın sahada aradığı sonucu alamadığını açık biçimde gösteriyor.
ABD şimdi de İran limanlarına yönelik deniz ablukasıyla baskıyı yeni bir aşamaya taşımış oldu.
Bu durum İran'daki hedeflere ulaşamamanın verdiği acziyetin bir sonucudur.
Yani başarısızlığa kılıf uydurma adına bir "zorlayıcı manevra"dır.
Trump yönetiminin asıl hesabı, Hürmüz'ü açma söylemi üzerinden uluslararası toplumu kendi çizgisine mecbur bırakmak. Çünkü bu adım, sadece İran'ı sıkıştırmayı değil, enerji akışını ve deniz ticaretini küresel ölçekte baskı altına alarak ve Trump'ın destek çağrısına uymayan

18