Pekin Zirvesi: Yeni bir Yalta mı

Tayvan'ı kendi "toprağı" olarak tanımlayan Çin; Washington'un Tayvan'a silah satışlarını durdurmasına karşı, Çin'in de İran'a silah sevkıyatını durdurması konusunda dengeli bir anlaşmaya varılmış oldu.

Ancak Trump, İran konusunda destek beklerken, Şi'nin, Trump'a, "İran'la nükleer meselesi dahil tüm başlıklarda anlaşmaya varılmalı, ancak bu tehdit, saldırılar ve dayatma zorbalığıyla olmamalı" şeklinde nasihatinde bulunması dikkat çekti.

Şi, Trump'a, "Tayvan konusundaki yanlış politikalar çatışmaya dönüşebilir" şeklindeki ifadesi ise uyarı niteliğindeydi.

Diğer önemli bir ayrıntı ise şudur: Çin'in ABD'ye gerçek anlamda rakip olduğu bir noktaya yükseldiğini bu zirve vesilesiyle artık herkes görmüş oldu. Trump, sağlıklı yeni ilişkiler için çok istekli ancak, Şi Cinping'in, İran savaşı nedeniyle zayıflayan Trump karşısında, kendinden emin ancak temkinli ve şartlı bir iyimserlik tavrı sergiledi.

Zirvede ticaret anlaşmaları yapıldığı ve iki liderin yeni uzlaşmalara vardığı iddia edilse de bu anlaşmalara ilişkin henüz bir ayrıntı yok.

Şimdi bir diğer önemli soru şu: ABD, Çin ve Rusya arasında gerçekten bir büyük güç uzlaşısı mümkün müdür Teorik olarak mümkündür; fakat pratikte son derece kırılgandır. Nitekim, bu üç gücün çıkarları bazı noktalarda kesişse de, birbirlerine duydukları güvensizlik derindir.

*

Yalta'dan Pekin'e