ABD ile Siyonist İsrail'in bölgeyi kendi stratejik çıkarları doğrultusunda yeniden şekillendirme hedefine ulaşmak için mezhep savaşını yeniden canlandırma girişimlerine şahit oluyoruz.
Hamas'ın silahsızlandırılması, Filistinlilerin göçe zorlanması ve demografik yapının değiştirilmesine yönelik girişimler, Hamas'a karşı iş birlikçi aşiretlerden yeni hain örgütler oluşturulup sahaya sürülmesi, aynı şekilde İran'da rejim karşıtlarını isyan etmelerine gizli faaliyetleri çok şükür başarısız kalmıştır.
Şimdi ise Lübnan merkezli mezhebi bir savaş için ABD ve İngiltere öncülüğündeki istihbarat örgütleri devrededir.
ABD'nin Suriye'ye sunduğu bazı siyasi destek ve yaptırımların kaldırılması ile Suriye yeni yönetiminin küresel düzene entegrasyonuna verilen desteğin karşılığı olarak Lübnan'da İran destekli Hizbullah'a karşı Suriye dâhil edilmek isteniyor.
Ancak Türkiye ile yakın ilişkiler geliştiren Suriye yönetiminin, bölgesel dengeleri daha da bozabilecek adımlardan kaçınmaya çalıştığı görülmektedir. Çünkü böyle bir çatışmanın yalnızca İran ile Arap ülkeleri arasında değil, bütün Ortadoğu'yu içine çekecek mezhep merkezli yeni bir savaşın fitilini ateşleyebileceği endişesi bulunmaktadır.
*
İran›ın Yanlışları Bahane Edilmemeli
Ortadoğu'da yaşanan gelişmeleri yalnızca sınır anlaşmazlıkları veya güvenlik sorunları olarak okumak yeterli değildir. Bölgenin geleceğini belirleyecek asıl mücadele, mezhep ayrılıklarını derinleştirerek Müslüman toplumları birbirine düşürme girişimlerine karşı ortak aklın ve bölgesel istikrarın korunup korunamayacağıdır.
Eğer mezhep eksenli bir çatışma ateşi yakılırsa, bunun kazananı ne

27