Noel'e ilgi azalırken, yılbaşı ise çılgın eğlencelerle kutlanıyor...
MEHMET KOÇAK
Dünya miladi takvime göre 2025'e veda ederken, 2026 yılına girmeye hazırlanıyor.
Ben de Almanya'dan Lüksemburg'a oradan da Avusturya'dayım. Yeni yıla girerken İsviçre'de olacağım.
Avrupa'nın dört bir yanındaki şehirler, süregelen çatışmalar ve siyasi istikrarsızlıklarla çalkalanan bir yılın ardından hem Noel hem de yeni yılı yani 'Yılbaşını' kültürlerini ve geleneklerini öne çıkaran etkinliklerle kutlamaya hazırlanıyor.
Ancak burada bir konuya açıklık getirmek gerekir. Noel ve yılbaşı, farklı günler ve anlamlar taşırlar. Yani Noel (25 Aralık) Hz. İsa›nın doğumunu kutlayan dini bir bayramdır ve genellikle 24 Aralık'ta dini programlarla kiliselerde başlar.
Hristiyan dünyasında Noel dini bayramı ile Miladi yılbaşı farklı olsa da tarihleri birbirine yakın olması nedeniyle her ikisi için hazırlıklar aynı zaman diliminde yapılır.
Bir yanda Noel için cennet ağacı geleneklerine dayanan zengin 'Noel ağacı' dikilir ve süslenirken, Yeni yıl kutlamaları yani 'Yılbaşı' ise (31 Aralık/1 Ocak) ise yeni yılın başlangıcıdır ve bilhassa gece saat 00.00 sularında ise havai fişek gösterileri ve sabaha kadar süren müzikli çılgınlığa varan renkli eğlencelerde tonlarca alkol tüketilir.
*
Noel ve zayıflayan dini inanış
Şimdi yılbaşı öncesi tün Hristiyan dünyasında Noel dini bayram olduğu için kiliselerde Hz. İsa'nın doğumunun kutlandığı anma programları yapılıyor.
Ancak, tüm dünyada olduğu gibi Avrupa'da da dinin etkisi azalıyor, kiliseler boşalıyor ve milyonlarca insan resmi olarak kiliseden ayrılıyor.
Avrupa'da din, özellikle organize kiliseler (Katolik ve Protestan) açısından bir gerileme yaşanıyor ve din zayıflıyor. Avrupa genelinde kiliselerden resmi olarak ayrılma (kilise vergisi ödememek için) her geçen gün artarak devam ediyor.
Böylece son 10 yıl içinde Avrupa'da 57 milyondan fazla kişi dine karşı ilgisiz ve her yıl vaftiz edilenden daha çok sayıda Katolik ve Protestan Hristiyan kiliseyi terk ediyor.
Toplam üye sayısındaki bu hızlı azalma ve kiliselerden resmi çıkışlardaki yükselmenin sebebini sorduğumda; istismar skandalları, kilisenin toplumsal değişime uyum sağlayamaması, beklentilere cevap vermede yetersiz kalınması, dünyada yaşanan insani trajedilere karşı harekete geçilmemesinden yakınılıyor. Ayrıca; hükümetlerin yanlış politikalarına yeterince eleştirel yaklaşılmaması, güven ve inandırıcılığın gençlik başta olmak üzere çeşitli halk katmanlarında karşılık bulmaması ile modernleşme gibi etkenler sıralanıyor.

1