*
NATO'nun Geleceği ve Türkiye'nin Stratejik Ağırlığı
Ankara'da gerçekleşmesi planlanan NATO Zirvesi, Türkiye açısından sıradan bir diplomatik toplantı değildir. Bu zirve, Türkiye'nin yalnızca NATO üyesi bir ülke olmadığını; Karadeniz'den Ortadoğu'ya, Kafkasya'dan Akdeniz'e kadar uzanan kriz alanlarında vazgeçilmez bir jeopolitik aktör olduğunu gösterecek önemli bir platformdur.
Zirvenin Türkiye için en önemli yönlerinden biri, Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz güvenliğinin doğrudan gündeme gelecek olmasıdır. Türkiye, Montrö Sözleşmesi, boğazlar üzerindeki egemenliği, Rusya ve Ukrayna ile aynı anda konuşabilen diplomatik kapasitesiyle NATO içinde özel bir konuma sahiptir. Bu nedenle Ankara Zirvesi'nde alınacak kararlar, sadece Doğu Avrupa'yı değil, Türkiye'nin güvenlik çevresini de doğrudan etkileyecektir.
İkinci önemli başlık Ortadoğu'dur. İran krizi, İsrail'in bölgedeki saldırıları, Suriye, Lübnan, Irak ve Doğu Akdeniz'deki gerilimler Türkiye'yi doğrudan ilgilendirmektedir. NATO'nun Ortadoğu'ya bakışı sertleşirse, Türkiye kendisini yeni güvenlik riskleriyle karşı karşıya bulabilir. Buna karşılık diplomasi, denge ve bölgesel istikrarı önceleyen bir yaklaşım benimsenirse, Ankara'nın arabulucu ve dengeleyici rolü daha da güçlenebilir.
Bu zirve aynı zamanda NATO'nun geleceğini de ilgilendiren bir zirve olabilir. Çünkü ittifakın Ankara gündeminde savunma harcamalarının artırılması, savunma sanayii üretiminin güçlendirilmesi ve ortak tedarik mekanizmalarının geliştirilmesi de görüşülecek önemli konular arasında yer almaktadır. Bu durum

15