Mali bölünmenin eşiğinde...

Kidal'in düşmesi, yalnızca bir şehir kaybı değildir. Bu gelişme, Mali'nin kuzeyinde devlet otoritesinin fiilen ortadan kalktığını ve Azavad hareketlerinin yeniden sahada belirleyici bir güç haline geldiğini göstermektedir. Aynı zamanda bu durum, merkezi yönetimin Rus destekli güvenlik stratejisinin sahada beklenen sonucu üretmediğini de açıkça ortaya koymaktadır.

Daha da önemlisi, bu yeni tablo Mali'deki çatışmanın artık sadece "terörle mücadele" çerçevesinde değerlendirilemeyeceğini göstermektedir. Zira sahada giderek belirginleşen gerçek şudur: Mali, bir yandan cihatçı tehditle mücadele ederken, diğer yandan fiili bir bölünme sürecine doğru sürüklenmektedir.

*

Rus Wagner desteği yetersiz kaldı.

Fransa ve Batılı güçlerin ülkeden çıkarılmasının ardından cunta yönetimi güvenlik için Rus Wagner grubu ile gerçekleştirdiği işbirliği yetersiz kaldığı görülmüştür.

Mali'nin Rusya ile güvenlik işbirliğinin en önemli mimarlarından biri olarak bilinen Savunma Bakanı Sadio Camara'nın Bamako yakınlarındaki ikametgâhına düzenlenen saldırıda hayatını kaybetmesi ise cunta yönetimi açısından ağır bir darbe olduğu gibi hem bir güvenlik zafiyeti hem de rejimin en korunaklı halkalarına dahi sızılabildiğini gösteren sembolik bir kırılmadır.

Bugün Mali'de bir yanda cihatçı örgütlerin ilerleyişi, diğer yanda Tuareg ayrılıkçılığının yeniden güç kazanması ve buna ek olarak yönetim içindeki siyasi çatlaklar ülkeyi daha geniş çaplı bir iç savaşa sürükleyeceğini gösteriyor.

Eğer kısa sürede merkezi yönetim ile silahlı gruplar arasında siyasi bir uzlaşma zemini oluşturulamazsa, Mali'nin yalnızca güvenlik kriziyle değil, fiili bölünme tehlikesiyle de karşı karşıya kalması kaçınılmazdır.

Kısacası Mali devleti, bugün yalnızca terör tehdidiyle değil; toprak bütünlüğünü kaybetme riskiyle de yüz yüzedir.

*

Tuaregler kimdir ve Azavad neresidir

Tuaregler, Sahra Çölü'nün geniş bölgelerinde (Cezayir, Mali, Nijer, Libya ve Burkina Faso)