Lübnan düğümü çözülmeden barış mümkün değil...

İsrail açısından ise tablo tamamen farklıdır. Tel Aviv yönetimi, İran›ın Lübnan üzerinden Hizbullah'a silah ve askeri destek sağlamasını ulusal güvenliğine yönelik en büyük tehditlerden biri olarak değerlendirmektedir. Bu nedenle Güney Lübnan'daki askeri varlığını, kuzey sınırlarının güvenliğini sağlamak, Hizbullah'ın yeniden güçlenmesini engellemek ve İran'ın Doğu Akdeniz'e uzanan etki alanını sınırlandırmak amacıyla stratejik bir zorunluluk olarak görmektedir.

İşte bu nedenle Güney Lübnan meselesi, yalnızca iki ülke arasında yaşanan sınır güvenliği sorunu değil; İran ile İsrail arasındaki güç mücadelesinin en kritik cephelerinden biridir. Aynı zamanda Washington ile Tahran arasında yürütülen müzakerelerin de en zorlu başlıklarından biri olmayı sürdürmektedir.

Bu şartlar altında, Siyonist İsrail Güney Lübnan'dan çekilmeye yanaşmadığı, İran da bunu vazgeçilmez bir ön şart olarak masada tuttuğu sürece, taraflar arasında kapsamlı ve kalıcı bir uzlaşmaya ulaşılması gerçekleşmedi, gerçekleşmiyor ve de bu şartlar devam ettikçe de gerçekleşemeyeceği ise bir gerçektir.

'Büyük İsrail' Hayali İle 'Şii Hilali' Arasında Sıkışan Ülke: Lübnan

Siyonist İsrail açısından Lübnan'ın önemi yalnızca güvenlik kaygılarıyla sınırlı değildir. Siyonist ideolojik çevrelere göre, ifsat edilmiş eski Ahit'teki (Tekvin 15:18) "vaat edilmiş topraklar" yorumundan hareketle Litani Nehri ve çevresinin