Karşılığı olmayan sözler yerine İsrail'e anladığı dille cevap verilmeli...
MEHMET KOÇAK
Katar'ın başkenti Doha'da Hamas irtibat bürosunun daiçinde yer aldığı ve Hamas siyasi büro üyelerinin ikamet ettiği konut binalarının hedef alındığı saldırı, Siyonist İsrail ile onun hamisi ve sınırsız destekçisi ABD'nin ortaklaşa hazırladığı hain bir tuzaktır.
ABD'nin önerdiği ateşkes planını görüşmek üzere toplanan Hamas lider kadrosunun hedef alınması, Gazze'de ateşkesi engellemenin ötesinde Gazze'yi tamamen işgal etme planının bir sonucudur.
Bölgedeki en büyük ABD hava üssü olan El-Udeyd'de bulunan radarların, hava sahasında yaşanan her hareketi tespit edebilecek kapasitede olduğu hâlde saldırının engellenmemesi ve görmezden gelinmesi, Washington'un saldırıdaki rolünün açık bir kanıtıdır.
Nitekim, ABD'nin Katar'daki üssü, Orta Doğu operasyonlarının beynidir.
Ortadoğu'da saldırı, işgal, Soykırım ile büyük yıkımların yanında zorla göç ettirme ve yayılmacı girişimleri, Siyonist İsrail'in resmi politikası olarak benimsediğini ve ABD'nin de bu hukuksuzluğu desteklediği, inkârı mümkün olmayan bir gerçektir.
Zira, uluslararası kuruluşlar ile 'Beynelmilel Hukuk' karar ve kurallarını hiçe sayarak Ortadoğu'da devlet terörü estiren Siyonist İsrail'in suç ortağı, ABD ve müttefikleridir.
Bu hain saldırı tüm uluslararası hukuk ve normların açık bir ihlali olduğunu ve Katar vatandaşlarının ve ülkesinde yaşayanların güvenliği ve emniyeti için ciddi bir tehdit oluşturduğu için sucu işleyen Siyonist İsrail ve onun destekçisi ABD'de suçludur. Bilinmeli ki, "sucu işleyen kadar suçun işlenmesini teşvik eden, katilleri koruyan ve destekleyenler de aynı derecede suçludur" ibaresi, hukukun değişmez hükümlerindendir.
*
İğrenç bir suç ve küstahça bir saldırıyla Hamas müzakere heyetine yönelik kurulan suikast tuzağı, aynı zamanda Katar'ın egemenliğine yönelik bir saldırıdır.
Suudi Arabistan, Mısır, BAE, Kuveyt, Irak, Lübnan, Ürdün, Fas, Cezayir, Suriye, Umman ve Bahreyn gibi Arap ülkeleri ile Dünya İslam Birliği, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), Arap Birliği'nden oluşan kuruluşların tepkilerini içeren ortak bir bildiri yayınlamaları olumlu, ancak yeterli değil.
Ortak bildiride; "Doha'ya tam dayanışma ve destek verdiğini teyit ederek, Katar'ın alacağı her türlü önlemi desteklemek için tüm imkânlarını kullanacağına" söz vermiş olması ise hiçbir anlam ifade etmiyor.
Çünkü Katar dâhil Arap ülkelerinin tamamı bir misillemede bulunma konusunda ne bir niyetleri ne de güçleri var.
Kendilerini güvende hissetmek ve ABD'ye sevdirmek için milyarlarca Dolarları rüşvet veren ahmak Araplar şunu bilsin ki, uluslararası hukuk normlarını açıkça ihlal ederek suç işlemeye devam eden

1