Ateşkes, işin hikâyesi: Savaş BOP adına devam edecek...

Ateşkes, işin hikâyesi: Savaş BOP adına devam edecek...

Mehmet Koçak

ABD ve Siyonist İsrail'in savaş çılgınlığı Ortadoğu'yu felakete sürüklediği doğru. Ateşkes iseişin hikâyesi, zira gizli amaç zaman kazanmaya dönük bir oyalama taktiğidir.

Washington'un yeni İran stratejisi: 'Diplomasi perdesi altında savaştır'. Bu stratejinin ilk aşamada İran'ın petrol ihracatı açısından kritik önemdeki Harg Adası ile bazı küçük adaları karadan işgal etmek ve Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimi ele geçirmektir.

Ateşkes planları gündemde tutulurken, bölgeye ilave Amerikan birlikleri sevk edilmesinin sebebi de budur.

Elbette bir uzlaşıya varılırsa savaş biter, patlama sesleri kesilir ve böylece yıkım ile soykırıma varan toplu katliamlar biter. Ancak; İran, ABD'nin şartlarını veya ABD, İran'ın şartlarını kabul etmesi mümkün değil.

Çünkü geriye yakılmış- yıkılmış ve egemenliği saldırıya uğramış ve de bütün bunlara rağmen dayatmalara boyun eğmiş, diz çöktürülmüş çok zayıf bir rejim kalacak.

Böyle bir durum söz konusu olur ise İran acısından bu bir teslimiyettir ve rejim acısından ise bir çöküşün kabulü anlamına gelir.

Devamında ise İran riyalinin ABD doları karşısında çakılmasıyla aralık ayında patlak veren protesto eylemleri bu sefer bir halk isyanını beraberinde getirir ve İran işte o zaman çöker ve parçalanır.

Bu gerçekten hareketle İran, ABD ile masaya oturma yerine direnişi sürdürmeye mecbur kalacak.

*

Trump'ın Çıkmazı: Savaş mı, Geri Adım mı

ABD Başkanı Donald Trump için İran krizi artık sadece bir dış politika meselesi değil; aynı zamanda ciddi bir liderlik sınavına dönüşmüş durumda. Gelinen aşamada Washington'un atacağı her adım, yalnızca sahadaki askeri dengeleri değil, aynı zamanda ABD'nin küresel itibarı ve iç politik dengelerini de doğrudan etkileyecek niteliktedir.

İran'ın beklenenden daha dirençli bir askeri ve siyasi performans sergilediğini göstermektedir. Bu durum, ABD ve İsrail açısından sahada mutlak üstünlük sağlanamadığı yönünde bir algı oluşmasından hem Trump hem de Netanyahu fevkalade rahatsızdır.

Ancak, madalyonun diğer yüzünde ise farklı bir gerçek daha var.

Trump yönetimi açısından savaşın uzaması; artan maliyetler, büyüyen askeri riskler ve derinleşen diplomatik yalnızlık anlamına geliyor. ABD kamuoyunda bu savaşa yönelik eleştirilerin giderek yükselmesi, yönetimin manevra alanını daraltmaktadır.

Nitekim Amerikan toplumunun önemli bir kesimi, bu savaşın açık ve meşru bir gerekçeye dayanmadığını düşünmektedir. Benzer şekilde İsrail kamuoyunda da güvenlik kaygıları artmakta; İran'ın misilleme kapasitesi, halk üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturmaktadır.