Yeni anayasa, seçim ve süreç

1 Ekim'de Meclis'in açılışında, her yasama yılı başlangıcında olduğu gibi yeni anayasa konusu gündeme gelecektir.

MHP'nin yeni anayasa konusunda hazırlıklarının tamam olduğunu söyleniyor. AKP'de de hukukçulardan oluşan 10 kişilik bir komisyon kuruldu. Partinin anayasa taslağı tamamlandıktan sonra Meclis'teki siyasî partilerle görüşmeler yapılarak "yeni anayasa masası kurulması" için uzlaşma aranacak.

İktidarın hedefi, yeni anayasayı 2028 seçimlerinden önce hayata geçirmek.

Ancak burada önemli bir Meclis aritmetiği var.

Anayasa değişikliğinin Meclis'te kabul edilebilmesi için en az 360, referanduma gitmeden kabul edilebilmesi için ise 400 milletvekilinin oyuna ihtiyaç bulunuyor. Cumhur İttifakı'nın son transferle birlikte 330 milletvekili var. Dolayısıyla bu sayı yeni anayasa için yeterli değil. Son günlerde siyasî kulislerde konuşulan denklem de tam burada ortaya çıkıyor.

Son günlerde siyasî kulislerde konuşulan denklem de tam burada ortaya çıkıyor.

AKP ve MHP'nin "Terörsüz Türkiye süreci"ni birlikte yürüttüğü DEM'in 56 milletvekili bulunuyor. Bu sayı, yeni anayasa değişikliğini Meclis'ten geçirmek için yeterli değil. Ancak değişikliği referanduma götürmek için gereken 360 sayısının aşılmasını sağlıyor.

İşte tartışmanın kritik noktası burası.

Seçimlerin normal zamanında yapılması için yaklaşık 19 aylık süre kaldı. Erdoğan'ın dördüncü kez cumhurbaşkanlığına aday olabilmesi için Meclis'in "erken seçim kararı" alması gerekiyor.

Diğer yandan "Terörsüz Türkiye süreci" de uzun bir takvim gerektiriyor.

Terör örgütünün feshine ilişkin kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla süreç başlamış olacak. Ardından örgüt üyelerinin müracaatı için altı aylık bir süre verilecek. Sonrasında yargılamalar ve geri dönüşlerle süreç devam edecek.

Nereden bakarsanız bakın, bu bir yılı aşkın bir zaman demek.

O zaman da seçim çok yaklaşmış oluyor. Dolayısıyla Erdoğan'ın yeniden adaylığı açısından DEM Parti'nin tutumu daha da önemli hâle gelecek. Süreç devam ederken DEM Parti'nin erken seçim konusunda nasıl bir karar vereceğini tahmin etmek ise çok zor değil.

Bu arada yeni anayasada gündeme gelirse Cumhur İttifakı+DEM'in yeni bir anayasa taslağında birleşmeleri de sürpriz olmayacaktır.

Ancak bu başlıkları tek bir denklem içinde değerlendirmek doğru değil.

***

BAHELİ DÜĞMEYE BASTI

Kulislerde bu denklem konuşulurken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den dikkat çekici bir çıkış geldi.

Bahçeli, Türkgün gazetesine yaptığı açıklamaların bir bölümünde Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Üç gün süren röportaj konuya ilişkin görüşlerini araya sıkıştıran Bahçeli, Türkiye'nin 16 Nisan 2017'de yapılan anayasa değişikliğiyle Parlamenter Sistem'den Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'ne geçtiğini hatırlattı.