Tatile girmesi gereken Meclis, 1 Temmuz'dan sonrada çalışma kararı aldı. Ancak Meclis'te yaşananlar "Bu nasıl çalışma" sorusunu akıllara getiriyor.
Partili Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'yle birlikte Meclis'in "etkinliğinin azaldığı" bir tartışma olmaktan çıktı, uygulamada da görülen bir gerçek halini aldı. Öncelikle Meclis'in denetim yetkileri zayıflatıldı. Güvenoyu, gensoru ve bütçe üzerindeki veto yetkisi fiilen ortadan kalktı.
Yeni sistemde kanunları milletvekillerinin hazırlaması gerekirken, çoğu zaman metinlerin Saray'dan geldiği yönünde eleştiriler yapılıyor. Bu nedenle milletvekillerinin önemli bir kısmı görüşülen düzenlemelere yeterince hâkim olamıyor ve çoğu zaman yalnızca onay makamı konumunda kalıyor.
Cumhurbaşkanının kararnameler ve kararlar yoluyla Meclis'ten daha güçlü bir konuma geldiği yönündeki eleştiriler devam ederken, iktidar cephesi sistemin ilk yıllarında "revize, rehabilite ve restore edilebileceğini" savunuyordu. Bugün ise aynı iktidar, sistem sayesinde daha hızlı ve etkin kararlar alındığını öne sürüyor. Muhalefet ise ülkenin tek adam yönetimine geçtiğini, güçler ayrılığının zedelendiğini ve bu nedenle güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi gerektiğini savunuyor.
Son günlerde Meclis, "karar ve toplantı yeter sayısı" tartışmalarıyla gündeme geliyor.
İktidar, muhalefetin sık sık karar yeter sayısı istemesi sebebiyle Meclis'in çalışamadığını ileri sürüyor. Muhalefet ise kendi verdikleri kanun teklifleri görüşülürken dahi AKP'li milletvekillerin Genel Kurul'a gelmemesini eleştiriyor.
Karar yeter sayısı, üye tam sayısının dörtte birinin bir fazlasından, yani 151 milletvekilinden az olamıyor. AKP ve MHP'nin toplam milletvekili sayısı ise 323.
Zaman zaman iktidara mensup 151 milletvekili dahi salonda bulunamıyor. Grup başkanvekilleri ve kanunla ilgili konuşacak vekiller dışında Genel Kurul'da olmayınca oturuma sık sık ara verilmek zorunda kalınıyor
***
"SKANDAL"
Geçtiğimiz hafta Meclis'te yaşananlar ise yeni sistemin yasama organını getirdiği noktayı özetleyen çarpıcı bir örnek oldu.
Önceki hafta Perşembe günü bir uluslararası sözleşmenin onaylanmasına ilişkin oylama sırasında elektronik oylama yapıldı. Oyunu bu yöntemle kullanamayan 79 milletvekili yazılı pusula gönderdi. Ancak İç Tüzük gereği, pusula gönderen milletvekilinin Genel Kurul'da bulunması gerekiyor.
Oturumu Yöneten Meclis Başkanvekili Pervin Buldan, divana gönderilen pusulalardaki isimleri okuturken dikkat çekici bir durum ortaya çıktı. Daha önce birkaç milletvekiliyle sınırlı olarak yaşanan uygulamanın bu kez çok daha geniş çaplı olduğu görüldü. Yazılı pusula gönderen 79 milletvekilinin 76'sının Genel Kurul'da bulunmadığı anlaşıldı. Bunun üzerine toplantı ve karar yeter sayısı sağlanamadı, oturum kapandı.

27