Emekliye seyyanen zam şart

TÜİK Cuma günü, memur ve emeklilere yapılacak zam öncesinde Haziran ayı enflasyon rakamlarını açıklayacak. Bundan önce olduğu gibi, zam dönemleri öncesinde düşük çıkan(!) enflasyon rakamlarının yine düşük mü gösterileceğini hep birlikte göreceğiz.

Geçen yıl Kasım'da yüzde 0.87, Aralık ayında yüzde 0.89 olan enflasyon, bir ayda beş kat artarak, Ocak ayı enflasyonunu 4.84 olarak açıklamıştı.

Benzer tabloyu önceki yıllarda da gördük, 2022'de Aralık ayında yüzde 1,18 olan enflasyon, Ocakta 11,10'a; 2023'te Aralık'ta 2,93 iken Ocak'ta 6,65'e; 2024'te Aralık'ta 2,93 iken Ocak'ta 6,70'e çıktı. 2025'te Ocak ayında 1,30 olarak açıklanan enflasyon, Aralık'ta 5,03 olmuştu.

Bakalım bu yıl da "TÜİK klasiği" devam edecek mi

***

ADALETSİZLİK

Türkiye'de milyonlarca emekli yalnızca ekonomik sıkıntılarla mücadele etmiyor; aynı zamanda ciddî bir adaletsizliğin mağduru durumunda.

Yıllarca çalışıp ülkeye hizmet eden insanlar bugün geçim hesabı yapmak zorunda kalıyor. Birkaç yıl öncesine kadar asgarî ücretin üzerinde gelir elde eden emekliler, bugün açlık sınırının çok altında maaşlarla yaşama mücadelesi veriyor

alışan emekli sayısının son altı yılda yüzde 185 artış olması da uygulanan yanlış ekonomi politikalarının sonucudur.

"Kök maaş" uygulaması ise ayrı bir adaletsizlik doğurmuştur. Kök maaşa yapılan zamlar nedeniyle bazı emekliler artış alırken, kök maaşın yalnızca birkaç lira üzerinde gelir elde edenler zamdan yararlanamamıştır. Sonuçta emekliler adeta taban ücrette eşitlenmiştir.

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanlığı hükûmet Sistemi'nin maliyetinin araştırılmasına ilişkin önergenin görüşmeleri sırasında, sistemin en büyük mağdurlarının birinin emekliler olduğu dile getirildi. Ancak önerge iktidar çoğunluğu tarafından reddedildi. Bu da iktidarın emekliler diye bir meselesi olmadığını göstermiş oldu.

***

İKTİDARIN EMEKLİYE ŞAŞI BAKIŞI

Son dönemde emeklilerle ilgili yapılan açıklamalar da dikkat çekicidir.

Bir iktidar milletvekilinin, "kuru ekmek buluyorlarsa aç değillerdir" ifadesi; bir bakanın bir simidi üçe bölüp emeklilere dağıtması; emekliler ve asgarî ücretliler için "gariban" ifadesini kullanılması; bir milletvekilinin emekli maaşıyla birlikte yaklaşık 500 bin liraya ulaşan gelirinin kendisine yetmediğini söylemesi hesaba katılırsa iktidarın emeklinin hâlini anlamasını beklemek doğru olmaz.

2008 yılında yapılan sosyal güvenlik düzenlemesiyle aylık bağlama oranlarının büyük oranda düşürülmesi, emekli maaşının yıllar içinde erimesinin temel sebeplerinden birisi. Bu yüzden de bu kanun değiştirilmediği sürece emekli sefalet ücretine devam edecek.