Türkiye'de birçok sosyal-siyasal gelişme bazı kesimlerce Müslümanları sigaya çekmek ve tutarlılık testine tabi tutmak için fırsat olarak görülüyor. Bu tutarlılık testi araçlarından en popüler olanlarından biri emperyalizm konusu, yani anti-emperyalizm bahsidir.
Başta sol-sosyalist müktesebata sahip kesimler olmak üzere bazı ideolojik gruplar, her fırsatta Müslümanları anti-emperyalist eylem ve pratikleriyle ilgili sorguya çekme arzusundalar. Ankara'daki NATO Zirvesi dolayısıyla bu türden ithamların dile getirildiğine şahit olduk. Sosyal medya ve farklı mecralarda Müslümanların NATO'culukla suçlandığını, emperyalizmle birlikte anıldığını gördük.
Şunu baştan söylemek gerekiyor ki Müslümanlar bu ithamların en hafifinden dahi beridir. Sol ise şablonik kuramsal emperyalizm anlayışının getirdiği hastalıkların yanı sıra pratik olarak da solun emperyalizm karşıtı geçmişi, Müslümanları teste tabi tutma hakkına sahip olmak için yetmemektedir. Müslümanların emperyalizm karşıtı duygu, düşünce ve pratikleri solun tahayyülünün dışındadır.
Solun NATO ve emperyalizm karşıtı söylemi, Soğuk Savaş sürecindeki Batı Bloku-SSCB karşıtlığıyla doğrudan ilintilidir. Öte yandan, solun tarihsel olarak NATO ve NATO'nun başını çeken ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya gibi unsurların faaliyetlerine karşı fiili bir pratiği nadirattandır. Buna karşın Müslümanlar, başta Afganistan ve Irak'ta olmak üzere Batılı emperyalist blok üyeleriyle fiili çatışma geçmişine sahiptir.

2