Tasfiye

Türkiye'de vesayet kurumlarının tasfiye edilmesi hem toplum hem de devlet için kendi iradesiyle bir yeniden inşa için fırsat doğurdu.

İçinde bulunduğumuz sosyal ve siyasal koşulları tasfiye sonrası restorasyon dönemi olarak görebiliriz.

Dolayısıyla yaşadığımız politik gelişmeler de bu yeniden kurma sürecinin bir parçası olarak görülmeli.

Zira bu süreç bizim ve sonraki nesillerin gelecekte nasıl bir yaşam alanında nefes alacağını belirleyecek.

Vesayet kurumları, askeri ve bürokratik ideolojik aygıtları ile birlikte tardedildi ancak vesayetin altsoy grubundan akrabaları varlığını sürdürüyor.

Sokaktan sosyal medyaya, akademiden siyasal partilere politik kamusal alanda varlık gösteren bu grup, ne yazık ki, ideolojilerin dünyayı terk ettiği tezlerini haksız çıkarırcasına yaşam tarzı asabiyesiyle bütünleşen ideolojik refleksleriyle hareket etmeyi sürdürüyor.

Yine maalesef ki, yeni bir siyaset ve söylem üretmek yerine kurtuluşu bu topraklarda tutunamamış köklerinde arıyorlar.

Mağlubiyet psikolojisinden kurtulma umudunu pragmatik siyasete bağlamış bir vaziyette hareket eden zevatın ideolojik histerileri her fırsatta tetikleniyor.