Pragmatik siyaset

Yeni Parti'nin "çerçeve yasa" ile ilgili ikircikli tavrı Meclis oylamasında parti içinde bölünmüş bir yapı görüntüsü ortaya çıkması ile sonuçlandı. Bu sonucun etkileri ve sebep olduğu tartışmalar sürüyor.

Özgür Özel'in kendisi ve parti yöneticilerinin "evet" oyu vereceğini açıklayıp milletvekillerini serbest bırakması sosyal medyada muhalefet adına konuşan çevrelerin büyük çoğunluğunda memnuniyetsizliğe neden oldu.

Kılıçdaroğlu CHP'sinden devralınan pragmatik siyaset tarzı, Yeni Parti'nin bu oylamada kararsız kalmasının esas sebebi. Ana muhalefet labirentine sıkışan CHP-Yeni Parti çizgisi ideoloji ve kimlik krizine girerek politika üretemez hale geldi ve bu pragmatik siyasete mahkum oldu.

Bu mahkumiyetin bir neticesi olarak Yeni Parti hangi tavrın kendisi için daha pragmatik olduğuna karar veremediği için konum alamadı.

"Yeni Parti'nin yeni siyaseti", "demokratik siyaset" benzeri retoriklerle savunulmaya çalışılan bu ikili görüntü, ayrıca "tüm kesimlerin desteğini kazanma stratejisi" diye de pazarlandı. En nihayetinde iki taraftan da tepki gören kötü bir siyaset ortaya konmuş oldu.

Dolayısıyla, Yeni Parti'nin bu siyasetini eleştiren Yeni Parti destekçilerinin bu anlamda ciddi bir haklılık payı var.

Ancak bu eleştirileri yapanların Yeni Parti adına ortaya çıkan olumsuz tabloda payları da büyük.

Zira kendilerini "muhalif kamuoyunun sesi" olarak lanse eden bu güruh "çerçeve yasa"nın Meclis'e gelme sürecinde Yeni Parti'ye "hayır" oyu vermesi yönünde baskı yaptılar.