Müdahaleye müdahale

İran, ABD'nin 'yenilmez' mitini çatlatabilirse, küresel güç dengesinde gerçekten bir dönüş mü yaşanır?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD'nin İran'a karşı başlattığı savaşta stratejik olarak başarısız olduğunu iddia ediyor çünkü İran asimetrik taktiklerle rakibinin avantajını dezavantaja çevirdi. Kilit argüman: ABD'nin tek geçer akçesi olan askeri gücü artık pahalı ve uzun süreli çatışmalarda etkisiz kalabilir. Peki, tek bir savaştaki başarısızlık gerçekten küresel hegemon sisteminin çöküşünün göstergesi midir?

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından ABD, dünyanın bir numaralı hegemonu oldu. Bu süreç içinde ABD, dünyanın jandarmalığı görevini üstlendi ve müdahaleciliğini tüm dünyaya dayatmaya başladı. Vietnam, Afganistan gibi bazı müdahalelerinde beklediği sonuçları alamadı, ancak bazı müdahalelerinde kısmi başarılar elde etti. ABD'nin en büyük başarısı, bu müdahale etme yetkisini tüm dünyaya dikte ettirebilmesiydi.

ABD'nin bir ülkeye "müdahale" etmesi ve sonrasında hesap vermemesi durumu neredeyse kanıksandı. Askeri kayıplar ve savunma harcamaları dışında, ABD dişe dokunur bir bedel ödemiyordu. ABD'nin dahil olduğu savaşlar genellikle "öteki" ülke topraklarında gerçekleştiriliyordu. Irak işgalinde, dünyanın gözü önünde yapılan sistematik katliamların sorumluları yargılanmadı bile.

İsrail de ABD'nin küresel çaptaki bu pervasızlığına, ABD desteği ve koruması altında eşlik etti. Aksa Tufanı operasyonu sonrasında, ABD destekli İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği katliamlara dünya "müdahale" edemedi. Son olarak, ABD'nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro'yu evinden kaçırması, uluslararası sistemin çöktüğü yorumlarına sebep oldu.

Uluslararası hukukun ortadan kalktığı, tek geçer akçenin güç olduğu bir zeminde, en güçlü hegemonun dilediğince hareket etmesi sıradanlaşmıştı. ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş da bu atmosferde başladı.

İran, ilk günden itibaren büyük kayıplar verdi. Dini lider Hamaney, birçok yüksek rütbeli komutan ve üst düzey bürokrat, ABD ve İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Ancak, ABD ve İsrail'in beklentisinin aksine, rejim yıkılmadı. Tam tersi, İran asimetrik bir savaş stratejisi izledi ve ABD'nin bölgedeki üslerini hedef alarak düşmanın avantajını dezavantaja çevirdi.

Pahalı savunma sistemlerine karşı düşük bütçeli silahlarla saldırarak, rakiplerinin maliyetini arttırdı. Hürmüz Boğazı'nı kapatma hamlesiyle, çağımızın piyasanın politikaları belirleme realitesini fırsata çevirdi. Başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere küresel piyasaların bu savaştan ciddi şekilde etkilenmesini sağladı.