ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları tek başına ele alınabilecek bir gelişme değil. Bu saldırılar 7 Ekim 2023'ten beri süregelen saldırganlığın bir uzantısı.
Bu tarihten itibaren İsrail'in saldırıları Gazze ile sınırlı kalmadı. İsrail Lübnan, Suriye, Yemen, Katar ve İran'a da saldırılar gerçekleştirdi.
İran'a yönelik saldırılar bağlamında düşünüldüğünde ilk tahlilde olumsuz bir tablo ile karşı karşıya olduğumuz düşünülebilir ve bu olumsuz tablo 7 Ekim'le ilişkilendirilebilir.
Ancak, 7 Ekim'den bu yana devam eden sürece bütüncül bakıldığında farklı kanaatlere ulaşabiliriz.
Meseleyi hangi noktadan değerlendirmemiz gerektiğini yeniden düşündüğümüzde kazanım ve kayıpları farklı açılardan değerlendirebiliriz.
Elbette, buradan yola çıkarak Aksu Tufanı Operasyonunu mahkûm edici bir yargıya varmak gibi bir yanlışa düşülmemeli.
7 Ekim'den beri her fırsatta dile getirilen bu türden manipülasyonlara karşı tekrar ifade etmekte fayda var ki 7 Ekim Operasyonu haklı ve doğru bir hamleydi.
Aksa Tufanı Operasyonu İsrail'in lehine inşa edilmeye çalışılan düzeni yıktı ve bölgedeki güç dengelerini köklü biçimde değiştirdi.
Öte yandan şunu görmek gerekiyor ki, ABD ve İsrail'in bu saldırıları 7 Ekim'den sonra ortaya çıkan saldırganlıktan ayrı düşünülemez.
Aksa Tufanı Operasyonu sonrasındaki durumun öncesindeki gibi olmasını imkansızlaştıran bir hamleydi.
Öyle de oldu.
İsrail o günden beri normalleşemiyor. Bu, uzun süredir devam eden ve İbrahim Anlaşmaları ile zirveye çıkan normalleşme stratejisinin sona ermesi demek.
İsrail'in kendi içinde yaşadığı çelişkiler derinleşiyor, uluslararası alandaki meşruiyeti azalıyor.
Trump'ın ABD Başkanı olmasının ardından iyice artan pervasız saldırganlık İsrail'in geleceğe dönük varlık ve normalleşme ihtimallerini yok eden bir etkiye sahip.
Ancak İsrail'in başka çaresi de yok gibi görünüyor. 7 Ekim'in oluşturduğu travmadan çıkamıyor. Tel Aviv yönetimi ve İsrail kamuoyu arasındaki gerginlik sona ermiyor.
Epstein dosyalarının bu saldırılardaki rolü de ABD kamuoyunda birincil etken olarak gündemde. Yahudi lobisinin bu dosyaları şantaj olarak kullanarak Trump yönetimini savaşa zorladığı ve dosyadaki iddiaların üstünü örtmek, meseleyi unutturmak için bu savaşa girildiği konuşuluyor.

4