Zorluklar aşkı büyütür mü

Uzun süredir görmediğim bir dostumla karşılaştım geçenlerde. Birbirimize anlatacak çok şeyimiz vardı, kahve eşliğinde sohbete başladık. Evliliğini sordum, "Çok iyi gidiyor" dedi ve ekledi: "Biz birlikte o kadar çok şey atlattık ki; artık bizi hiçbir şey ayıramaz." Gerçekten çok şey atlatmışlardı. Aileleri evlenmelerini istememiş, arkadaşım bir dönem işsiz kalmış, sevgilisi yüksek lisans için başka bir şehre gitmişti. Uzak mesafe ilişkisi yaşamışlar, parasız kalmışlar, kavga etmişler, ayrılığın eşiğine gelmişlerdi. Ama sonunda evlenmişlerdi. Ona, "Sizi güçlü yapan yaşadıklarınız değil aslında, o zorlu günlerde birbirinize karşı davranışlarınız" dedim. Ben, "Zorluklar aşkı güçlendirir" sözünü tek başına doğru bulmam. Çünkü zorluklar aşkı güçlendirebilir de bitirebilir de. Mesele, başınıza ne geldiğinden çok, başınıza gelen karşısında yan yana mı yoksa karşı karşıya mı durduğunuzdur.

Haberin Devamı

AYNI SORUN, İKİ AYRI SONUÇ

İki çift düşünün. İkisinde de erkek işini kaybediyor. Birinci ilişkide kadın sürekli, "Ne zaman iş bulacaksın Böyle nereye kadar" diyor. Adam kendisini yetersiz hissettikçe içine kapanıyor. Kadın onun içine kapanmasını ilgisizlik olarak görüyor. Tartışmalar başlıyor. Başlangıçta işsizlik olarak görülen sorun, bir süre sonra direkt kendileri oluyor. İkinci ilişkide de aynı şey yaşanıyor. Adam işini kaybediyor. Kadın, "Bu senin sorunun değil, bizim sorunumuz. Birlikte çözeriz" diyor. Adam da yaşadığı sıkıntıyı kadından çıkarmıyor. Aylar sonra iş bulunuyor. İşsizlik bitiyor ama geride çok değerli bir duygu kalıyor; "Ben düştüğümde sevdiğim insan yanımdaydı..."

DIŞARIDAKİ DÜŞMAN İÇERİ GİRMESİN

İlişkiler yalnızca iki kişinin yarattığı sorunlarla sınanmaz. Örneğin, aileler anlaşamaz. Arkadaş çevreniz sevgilinizi sevmez. Biriniz başka şehirde üniversite kazanır. Diğerinizin işi hayatını ele geçirir. Ekonomik sıkıntılar çıkar. Hastalıklar, kayıplar, taşınmalar yaşanır. Bunların tamamı ilişkinin dışından gelen sorunlardır. Fakat dışarıdaki sorun bir süre sonra ilişkinin içine taşınabilir. Aileniz sevgilinizi istemiyorsa, burada asıl sınav ailenizin ne düşündüğü değildir. Sizin ne yaptığınızdır. Sevgilinize, "Ben ne yapayım, annem böyle düşünüyor" dediğiniz anda onu yalnız bırakırsınız. Ama "Ailemi seviyorum fakat bizim ilişkimizin sınırlarını biz belirleriz" dediğinizde bir takım olduğunuzu ortaya koyarsınız. İlişkileri güçlendiren şey sorun değil, işte bu takım duygusudur.

Haberin Devamı

İÇERİDEN GELENLER

Daha zor olanlar ise ilişkinin kendi içinden çıkan problemlerdir. Kıskançlık, iletişimsizlik, güvensizlik, ilgisizlik, farklı gelecek beklentileri... Çünkü bu kez karşınızda birlikte savaşacağınız ortak bir düşman yoktur. Sorunun bir tarafında siz, diğer tarafında sevdiğiniz insan vardır. Burada yapılması gereken ilk şey kişiyi değil, problemi karşınıza almaktır. Ve tartışırken bir kural hiç unutulmamalıdır. Amaç haklı çıkmak değil, ilişkiyi haklı çıkarmaktır. Çünkü sevdiğiniz insanı susturarak kazandığınız bir tartışmanın sonunda kaybeden ilişkiniz olabilir.