X'te bir yazışmanın ekran görüntüleri düştü önüme. Bir genç kız, kız arkadaşını, sevgilisini elinden almaya teşebbüs etmekle suçluyordu. Aslında yazışmalar onu haklı çıkarıyordu. En azından ilk bakışta öyle görünüyordu. Olayın kahramanlarının isimlerini değiştirelim. Genç kızımız Çiğdem, sevgilisi Barış, yakın arkadaşı Sevda olsun. Bir de Sevda'nın sevgilisi Murat var. Sevda ile Murat'ın arası bir süredir bozuk. Sevda, en yakın kız arkadaşı Çiğdem'in sevgilisi Barış'a mesaj atıp Murat'la buluşacaklarını söylüyor ve onu da davet ediyor. Barış ise son derece doğal bir cevap veriyor: "Çiğdem'e de sorayım, müsaitse geliriz." İşte olayın kırılma noktası bu cümle. Çünkü Sevda, Çiğdem'in de buluşmaya gelmesine pek sıcak bakmıyor. Hatta ona haber verilmemesini istiyor. Gerekçesi de Murat'la arasındaki sorunları konuşacak olmaları. Barış bu yazışmaları sevgilisine gönderiyor. Çiğdem de haklı olarak arkadaşına soruyor: "Sen neden benim sevgilimi bana haber vermeden buluşmaya çağırıyorsun" Buraya kadar olanları okuduğumda benim de aklıma aynı soru geldi. Gerçekten neden Sevda'nın açıklaması şu: Murat'ın canı sıkılmasın diye Barış'ı da çağırmış. Peki, Çiğdem neden davet edilmemiş Üstelik Sevda, Çiğdem'in de gelmesini öneren Barış'a neden "Boş ver" demiş
ŞÜPHE BAŞKA, KANIT BAŞKA
Haberin DevamıHaberin DevamıŞimdi burada duralım. Bir kadın, arkadaşının sevgilisini kendisine haber vermeden bir buluşmaya davet edebilir mi Bu tamamen, o ilişkinin dinamiklerine bağlı. Kimisi için "Hayır"dır bu sorunun cevabı, kimisi için "Ne var canım edebilir tabii" şeklindedir. Ama ortada dört kişilik bir arkadaş grubu varsa, iki kişinin arasındaki sorunları çözmek için neden üçüncü bir kişi davet edilir de onun sevgilisi olan dördüncü kişi özellikle dışarıda bırakılır İşte bu, açıklanması gereken bir davranış. Yazışmalar Sevda'nın Barış'a ilgi duyduğuna dair şüphe uyandırıyor ama tek başına bir aşk ya da aldatma girişimini kanıtlamıyor. Asıl dikkatimi çeken, Çiğdem'in soruları karşısında Sevda'nın takındığı tavır oldu. Arkadaşının neden rahatsız olduğunu anlamaya çalışmak yerine onu alınganlıkla, kıskançlıkla suçluyor. Oysa iyi bir arkadaş, niyeti yanlış anlaşılmışsa önce bunu açıklamaya çalışır. Sevda'nın daha sonra söylediği bir cümle ise bütün hikâyenin rengini değiştiriyor: "Bundan sonra görürsün, nasıl alıyorum elinden!" Bu söz bir itiraf mı, yoksa öfkeyle söylenmiş bir tehdit mi Bilmiyoruz. Ancak hangi nedenle söylenmiş olursa olsun arkadaşlık sınırlarını yerle bir ettiği kesin.
BARIŞ MASUM MU
Haberin DevamıHaberin DevamıBence bu hikâyenin üzerinde durulması gereken bir başka kahramanı da Barış. Çünkü Sevda'nın davetine ilk tepkisi, "Çiğdem'e de haber vereyim" oluyor. Üstelik yazışmaları sevgilisinden saklamıyor. Bunlar önemli davranışlar. Barış'ın gizli bir buluşma peşinde olmadığını düşündürüyor. Ama bunlardan hareketle onun tamamen masum olduğunu ilan edebilir miyiz Bir insanın tek bir doğru davranışı, bütün niyetlerinin doğruluğunun garantisi değildir. Tıpkı tek bir şüpheli davranışın suçluluğunun kanıtı olmaması gibi. Yine de Barış'ın yaptığı önemli bir şey var: Sevgilisinin bilmesi gereken bir konuşmayı ondan gizlemiyor. İlişkilerde güven dediğimiz şey de biraz böyle kuruluyor. Büyük sadakat yeminlerinden çok, küçük olaylar karşısında gösterilen dürüstlükle.

8