Sevginin yerini nefret alırsa...

Çiçekler, böcekler, kalpler, aşk dolu şarkılar... Romantizmin dorukta yaşandığı, tutkunun hiç eksik olmadığı bir ilişki günün birinde nasıl olur da 'güllerin savaşı'na dönüşür Huzur dolu günler yerini gerildiğiniz saatlere nasıl bırakır "En sevdiğim insan" dediğiniz kişi, bir sabah adını bile duymaya tahammül edemediğiniz birine nasıl dönüşür Aşkın pembe bulutları yerini kara fırtınalara nasıl bırakır Bu soruların yanıtı duyguların bıçak sırtı dengesinde gizli. Sevgi ve nefret, aynı yoğun enerjinin farklı kutupları olarak ortaya çıkar. Aradaki bağ koptuğunda, o güçlü enerji yok olmaz, sadece yön değiştirir. Sevgi, bağlılığı ve özveriyi temsil ederken nefret, şiddeti ve yok etmeyi temsil eder. Şimdi 10 maddede şahane bir ilişkinin nefrete dönüşmesine neden olan davranışlara bir bakalım.

Haberin Devamı

1- BEKLENTİLER VE HAYAL KIRIKLIĞI

İlişkinin başında taraflar birbirini idealize eder. Ancak zamanla mükemmel eş olarak gördüğümüz kişinin defoları ortaya çıkar. Hayal ettiğimiz şeylerin aslında hiç de öyle olmadığını anlarız. Beklentilerimiz karşılanmadığında da derin bir hayal kırıklığı yaşarız. İşte bu hayal kırıklığı, "Beni kandırdın" düşüncesiyle birleşerek nefretin tohumlarını eker.

2- İLETİŞİM KANALLARININ TIKANMASI

Bir ilişkinin sağlıklı yürümesini sağlayan en önemli unsur etkili iletişimdir. Ama bırakın etkilisini, modern çağda biz sıradan iletişimi bile beceremiyoruz. Sorunları konuşmak yerine küsmek veya sessiz kalmak, öfkenin içe atılmasına neden olur. İfade edilemeyen her duygu, birikir ve bir gün volkan gibi patlar. Sessizlik, sevginin en büyük düşmanıdır.

3- KÜÇÜK TARTIŞMALARIN DEVLEŞMESİ

Bazen mesele koltuğun kenarına bırakılan kirli çoraplar ya da banyo aynasının önündeki gelişi güzel makyaj malzemeleri değildir. O çorapların ya da makyaj malzemelerinin orada bırakılmasının temsil ettiği saygısızlık hissidir. Çözülmeyen küçük pürüzler birikir ve çiftlerin her hareketi birbirine batmaya başlar. Öfke, sevgi bağını lime lime eder.

4- ELEŞTİRİ VE AŞAĞILAMA

Taraflardan birinin sürekli diğerini eleştirmesi, karakterine yönelik saldırılarda bulunması veya onu aşağılaması, ilişkinin güvenli liman olma özelliğini yok eder. Bir insan, kendini değersiz hissettiren birine karşı uzun süre sevgi besleyemez. Aşağılanan ve eleştirilen kişinin içindeki sevginin nefrete dönüşmesi kaçınılmazdır.

Haberin Devamı

5- GÜVEN DUVARININ ÇÖKÜŞÜ

Yalan, nefretin en gerçek ve en hızlı tetikleyicilerinden biridir. Bir ilişkide dürüstlük kaybolduğunda, karşı tarafın söylediği her kelime sorgulanır. Yalanlar ortaya çıktıkça kandırılma hissi baskın gelir. Artık sevgiden söz etmek mümkün değildir. Yalanlar, karşı tarafın zekasına ve duygularına olan saygıyı da hiçe sayar.

6- İHANETİN YARATTIĞI ÇÖKÜŞ

Aldatılmak, kişinin özsaygısına vurulmuş en ağır darbedir. "Ben yeterli değil miyim" sorusuyla boğuşan kişi, yaşadığı acıyı ve yetersizlik hissini, sevgilisine karşı yoğun bir nefretle dışarı vurur. İhanet, aşkı saniyeler içinde zehirli bir nefret karışımına dönüştürebilir. Artık eski günlere geri dönüş neredeyse imkansızdır.