Sevgililere her gün bayram

Bayram telaşını sever misiniz Ben severim ama merak etmeyin "Nerede o eski bayramlar" diye başlayan bir yazıyla gözlerinizi yormayacağım. Fakat, ilişkilerdeki bayram havasını yeniden nasıl sağlayabileceğimizi aktarmaya çalışacağım. İlişkinizin ilk dönemlerini düşünün. Her randevu bir heyecan, bir telaş, garip bir sevinç... Tıpkı bayram sabahlarında yaşadığımız gibi. Bir kahve içmeye gitmek bile büyük olaydı. "Akşam görüşelim mi" mesajı geldiğinde yaşadığınız heyecanı aklınıza getirin. Akşam olsun diye nasıl beklerdiniz öyle değil mi Sanki anneniz, babanız bayramlıklarınızı almış, siz onu yastığınızın altına koymuşsunuz ve bir an önce sabah olmasını beklermişsiniz gibi... Peki şu sıralar iletişiminiz nasıl "Akşam ne yiyelim" "Bilmiyorum." "İstersen dışarıdan söyleyelim." "Fark etmez." Bu konuşma yapılırken de elinizde telefonlar. Bir yandan da Instagram'da reels kaydırıyorsunuz. Bir zamanlar evde birlikte yemek hazırlarken duyduğunuz o romantik müziğin yerini, çamaşır ya da bulaşık makinesinin gürültüsü aldı. Alışkanlıklarınız otomatiğe bağlandı, aşk bitmedi ama elinde kumanda ile kanepeye yayıldı.

Haberin Devamı

ÖZEN GÖSTEREBİLMEK

Bayramların en güzel tarafı insanın hem kendine hem de gelen ziyaretçiye gösterdiği özendir. Normalde aramayan akraba bile arar. Küsler barışır. Evdeki en dağınık insan bile ütülü gömlek giyer, kendine çeki düzen verir. Çünkü bayram biraz da 'yeniden hatırlama' duygusudur. İşte ilişkiler de tam olarak buna ihtiyaç duyar. Hatırlamak ve hatırlanmak müthiş bir tatmin duygusu verir insana. İlişkinin başındaki o keşif sürecinin üzerinden çok zaman geçti, biliyorum. Ama insan değişir, dönüşür. Ve bu değişimin, dönüşümün yeniden keşfedilmesini ister. Yeni bir işe girmişse sevgilisinin ya da eşinin kendisine sorular sormasını ister. "Alışabildin mi yeni işine sevgilim" "Kariyerindeki ilerleme beni mutlu ediyor, nasıl geçiyor iş yerindeki günlerin" "Yeni arkadaşlar edindin mi Yoksa sen yenisin diye soğuk mu davranıyorlar" Görünürde çok basit olan bu sorular, sevgilinizin kendisini önemli hissetmesini sağlar. Çünkü kendisini keşfetmek isteyen, hayatını merak eden biri vardır karşısında. Bir noktanın altını çizmeliyim, ilişkilerde 'elde ettim, tamam' hissi çok tehlikelidir. Oysa aşk belirsizlikleri sever. Aklınızın bir köşesinde onu her gün baştan çıkarma fikri olmalı. Etkileme çabasından vazgeçmemelisiniz. İnsan, biriyle yıllardır birlikte olsa bile yine de etkilenmek ister. Bu çabanın adı da flörttür ve çok zevklidir. Çiftler, durup dururken mesaj atmalı, göz kırpmalı, özlemeli. Evet, aynı koltukta otururken bile özlemek mümkün. Çünkü özlemek fiziksel mesafeden çok zihinsel dikkattir.

Haberin Devamı

TEMİZLİK YAPABİLMEK