O şarkılarda hikayeler var

Pazartesi akşamı Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda çok güzel bir şey oldu. Beş bin kişi aynı anda geçmişe yolculuk yaptı. Üstelik bunun için bir zaman makinesine ihtiyaç duymadık. İki solist, şahane bir orkestra ve yıllardır hafızalarımızdan silinmeyen şarkılar yeterliydi. Ercan Saatçi'nin "Çok Akustik" konseptiyle sahneye taşıdığı, Çelik Erişçi'yle birlikte verdiği konserden söz ediyorum. Muhteşemdi! Ama yalnızca müzikal anlamda değil. Duygusu, samimiyeti, seyircisi ve insanı yıllar öncesine götüren atmosferiyle de muhteşemdi. 90'lar ne güzel yıllardı... Cep telefonlarının henüz hayatımızı esir almadığı, aşkların mesajlarla değil, göz göze bakılarak yaşandığı, ayrılıkların bir tuşa basılarak gerçekleşmediği yıllar... Şarkıların bir hikâyesi vardı. Daha önemlisi, bizim de o şarkıların içinde hikâyelerimiz vardı. İşte pazartesi gecesi Harbiye'de o hikâyeler yeniden canlandı.

Haberin DevamıHaberin Devamı

35 YILIN BİRİKİMİ

Ercan Saatçi ve Çelik Erişçi, Türk pop müziğinin 90'lı yıllardaki büyük yükselişinin iki önemli ismiydi. İzel'le birlikte oluşturdukları İzelÇelik- Ercan üçlüsü, Türk pop müziğinin hafızasına kazınan bir dönemin simgelerinden biri oldu. Birlikte sadece bir albüm yaptılar. Sonrası mitoz bölünme... Çelik ayrıldı, İzel-Ercan devam etti. İzel ayrıldı, Ufuk Yıldırım ve Ercan Saatçi Uf-Er diye devam etti. Ama o yıllarda kurulan dostluk, ortak müzik dili ve birlikte yaratılan hatıralar kaybolmadı. Aradan 35 yılı aşkın zaman geçti. Şimdi o iki eski yol arkadaşını aynı sahnede görmek, yalnızca başarılı iki sanatçıyı dinlemek anlamına gelmiyor. Bir dönemin yeniden canlanmasına tanıklık etmek anlamına geliyor. Üstelik sahnede birbirlerini çok iyi tanıyan iki insanın rahatlığı vardı. Müzikal uyumları, yılların getirdiği deneyimle daha da güzelleşmişti.

BEŞ BİN KİŞİLİK KORO

Gecenin en etkileyici tarafı ise seyirciydi. Harbiye'yi dolduran yaklaşık beş bin kişi, şarkılara baştan sona eşlik etti. Öyle birkaç kişinin mırıldanmasından söz etmiyorum. Koca Açıkhava adeta dev bir koroya dönüştü. Düşünsenize, birbirini tanımayan binlerce insan aynı sözleri ezbere biliyor. Aynı melodide buluşuyor. Aynı şarkıda hüzünlenip bir sonrakinde neşeleniyor. Çünkü herkesin o şarkılarla bir geçmişi var. Kimisi ilk aşkını hatırlıyor, kimisi yıllar önce ayrıldığı sevgilisini. Kimisi üniversite yıllarına dönüyor, kimisi çoktan kapanmış bir yaz aşkı defterini yeniden açıyor. Şarkıları Çelik ve Ercan seslendiriyordu ama aslında herkes kendi hayatının şarkısını söylüyordu.