Düelloyu kaybeden maçı da kaybetti

Haberin Devamı

Vincenzo Italiano maçtan önce adresi vermişti. "Bu maçın kaderini orta saha belirleyecek" demiş, sonra da düelloya çıkacakları tek tek saymıştı: Bir tarafta Guendouzi ile Kante, diğer tarafta Salih ile Orkun... İki Fransız'a karşı iki Türk. Kadıköy'ün orta yerinde yapılacak bir düello... Ama düelloların kötü bir huyu vardır. İlk kurşunu kimin sıktığı değil, sonunda kimin ayakta kaldığı önemlidir. Brown bir taç atışını neredeyse korner gibi kullandı, Skriniar 26'ncı dakikada Fenerbahçe'yi öne geçirdi. Futbol bazen insana kahramanlığın keyfini fazla uzun yaşatmıyor. Golün üzerinden 12 dakika geçmişti ki bu kez aynı Skriniar'ın hatası Rıdvan Yılmaz'ın beraberlik golünün yolunu açtı. Bir oyuncunun derbide kahramanlıktan sanık sandalyesine geçmesi için bazen 12 dakika yetiyor. İlk yarının istatistikleri Beşiktaş'ı işaret etse de orta sahadaki düellonun galibi bana göre Fenerbahçe'ydi. Ama 65'inci dakikadan itibaren düellonun namlusu yön değiştirdi. Önce Vlahovic 57'de yüzde yüzlük golü kaçırdı. Sonra Ederson 66'da çıkardı. Bir dakika sonra bir daha çıkardı. Fenerbahçe kalesinin önünde çalan alarmın sesini herkes duyuyordu. İsmail Kartal da duydu. Ama değişiklikler bu alarmı durduramadı. Ve beklenen 73'te oldu. Vlahovic, Ederson'un birkaç kez ertelediği hükmü bu kez infaz etti. Zaten 65'ten iribaren oyun hakimiyetini eline alan Beşiktaş, disiplini de elden bırakmadı. Tribünler maçtan önce "Life is Life" ile coşmuştu. Hayat hayattır... Futbol da biraz öyle galiba. Plan yaparsınız, yıldızlar alırsınız, kulübenizi büyük isimlerle doldurursunuz. Ama hayat işte. Bazen hüzün, bazen sevinç vardır. Bu kez hüzün tarafı Fener'e, sevinç tarafı Kartal'a düştü.