Biz tam olarak ne yaşıyoruz

Yağmurun etkisini azaltmasıyla birlikte kendimi dışarı atmış, Nişantaşı'nın yol üstü kafelerinden birinde oturmuş geleni geçeni izliyordum. Masama yeni gelmiş kahvemden daha ilk yudumu alırken "Merhaba oturabilir miyim" sözüyle kaldırdım başımı. "Buyrun lütfen" dedikten sonra hiç vakit kaybetmeden girdi konuya. "Mehmet Bey, bir insan sevgilisi olmadığı birinden ayrılabilir mi" "Güzel soru" dedim. "Ama önce şunu söyle, sen onun hayatında tam olrak nesin" Güldü. Öyle neşeli bir gülüş değildi bu. "Ben de iki yıldır bunu öğrenmeye çalışıyorum." Çiğdem, 34 yaşındaydı, reklam sektöründe çalışıyordu. İki yıl önce bir arkadaşının doğum gününde tanışmıştı Murat'la. İlk akşam uzun uzun konuşmuşlar, ertesi gün buluşmuşlar, üçüncü gün de birbirlerini özlemeye başlamışlardı.

ÇOK GÜZEL BAŞLADI

Haberin DevamıHaberin Devamı

"Başlangıçta her şey çok güzeldi" dedi. "Yemeğe çıkıyorduk, sinemaya gidiyorduk, hafta sonlarını geçiriyorduk. Hatta evinin anahtarını bile verdi." 'Bu önemli bir durum. Aslında sevgili olma aşamasına geçmişsiniz." "Evet ben de öyle düşünüyordum. Fakat ne zaman böyle bir konu açılsa 'Etiketlere ne gerek var Çiğdem Biz mutluyuz işte' diyordu." Peki sen gerçekten mutlu muydun" "Onun yanındayken evet. Yanından ayrıldığımda hayır." Ardından başını eğdi, "Daha da kötüsü birlikte olduğumuzda bana sevgilisiymişim gibi davranıyordu. Ama arkadaşlarıyla karşılaştığımızda beni ismimle tanıştırıyordu. Bir keresinde bir arkadaşı 'Siz ne zamandır birliktesiniz' diye sordu. Murat benden önce davranıp 'Biz takılıyoruz ya' dedi." "Kendini o an berbat hissetmiş olmalısın. Nasıl bir tepki verdin" "Orada, ortam bozulmasın diye sadece gülümsedim. Eve gidince kendimi yatağa atıp hüngür hüngür ağladım." "Belki de ortam bozulmasın diye değil, onu kaybetmekten korktuğun için tepki vermedin." "Tam da öyle oldu. Şimdi de kaybetmemek için hiçbir davranışına itiraz etmediğim adam yüzünden kendimi kaybetmiş durumdayım."

BİR UMUT VAR MI

İçinde bulunduğu durumu gayet net bir şekilde anlamıştı. Sözünü kesmek istemiyordum. "Bakın ben evlilik peşinde falan değilim. Birlikte olduğum kişinin hnayatını ele geçirmek de istemiyorum. Sadece hayatında nasıl bir yerim olduğunu bilmek istiyorum." "Bunu ona sordun mu" "Açık olarak değil. Ama bir tartışmamız sırasında 'Biz iki yıldır ne yaşıyoruz' diye sordum. 'Güzel şeyler yaşadık, niye bozuyorsun' diye cevap verdi." "Şimdi ne durumdasınız" "1 hafta önce yine bir tartışmanın ardından eşyalarımı toplayıp ayrıldım evinden. "Aradı mı" "Üç gün sonra 'Bu kadar güzel şeyi çöpe atmaya değer mi' diye mesaj attı." "Cevap verdin mi" "Hayır. Ama her gün o mesaja bakıyorum. Sizce cevap vermeli miyim Daha doğrusu bizim için bir umut var mı" "Umut var. Ama umut, bir başkasının karar vermesini bekleyerek ömür tüketmek değildir. Sen iki yıl boyunca Murat'ın ne istediğini anlamaya çalışmışsın. Bir kere de kendi istediğini savun."

SEVMEK YETER Mİ

Haberin DevamıHaberin Devamı

Bana barakak çok kararlı bir şekilde "Ben onu seviyorum" dedi. "Biliyorum. Ama sevmen, onun belirsizliğine razı olmanı gerektirmiyor." "Belki zamanla değişir." "Belki... Ama sen hayatını onun değişme ihtimali üzerine kuramazsın. Üstelik iki yıl az zaman değil. Bir insan gelecekte ne olacağını bilemeyebilir. Fakat bugün seninle bir ilişki isteyip istemediğini söyleyebilir." "Yani ona son bir şans vermeyeyim mi" "Ben sana ayrıl demiyorum. Sana, ne yaşayacağını bilerek karar ver diyorum. Onun istediğiyle senin istediğin ilişki birbirine uymuyorsa, aşk tek başına bu farkı ortadan kaldırmaz."