Beş yıldır aynı evde yaşıyorlardı. Birbirlerinin alışkanlıklarını, huylarını, neye kızıp neye sevindiklerini biliyorlardı. Yani onlar öyle sanıyordu. Çünkü bir kedi, onların bütün hayatını değiştirdi. Her şey, kadının bir gün eve bir yavru kediyle gelmesiyle başladı. Bir kedi sahiplenmek kadının epeydir üzerinde durduğu ama bir şekilde zamanını beklediği bir düşünceydi. Sevgilisinin de bu minik kediyi görünce mutlu olacağını sanıyordu. Ama beklediği gibi olmadı. Adam eve geldiğinde kediyi gördü. Önce şaşırdı. Sonra sevgilisine dönüp sordu: "Bu kedi nereden çıktı" "Artık bizimle yaşayacak. Sahiplendim. Çok tatlı değil mi" "Bana neden sormadın" Kadın bu soruya bir anlam veremedi. "Ne var bunda Alt tarafı bir kedi!" İşte o cümle, beş yıllık ilişkinin ilk büyük çatlağı oldu.
MESELE KEDİ DEĞİLDİ
Haberin DevamıHaberin DevamıAdam hayvanları sevmeyen biri değildi. Hatta kediyi sevmişti bile. Onu rahatsız eden, birlikte yaşadıkları eve yeni bir canlı alınırken kendisine danışılmamasıydı. Kadın ise sevgilisinin tepkisini abartılı buluyordu. Bir kedinin bu kadar büyük mesele yapılmasına anlam veremiyordu. "İstemiyorsan ne yapayım Sokağa mı bırakayım Artık sahiplendim, terk edemem." Adamın böyle bir isteği yoktu. Ama bunu anlatmayı da başaramıyordu. "Sen hâlâ anlamıyorsun. Sorun kedi değil. Bu evde iki kişi yaşıyoruz. Böyle bir kararı birlikte vermemiz gerekmez miydi" Kadın kendisini haklı buluyordu. Adam da öyle. Günler geçtikçe aralarındaki tartışmalar büyüdü. Konu her açıldığında kadın kediyi savunuyor, adam kendisine danışılmamasını anlatıyordu. İkisi de başka bir şey söylüyor, ikisi de karşısındakinin kendisini anlamadığını düşünüyordu. Üç ay süren bu gerginliğin ardından yollarını ayırdılar.
HERKES KENDİ HİKÂYESİNİ ANLATTI
Ayrıldıktan sonra ortak dost çevrelerinde birbirlerinin arkasından epey konuştular. Kadın, "Beş yıllık ilişkimizi bir kedi yüzünden bitirdi" diyordu. Adam ise arkadaşlarına başka bir şey anlatıyordu: "Bugün eve kedi alırken fikrimi sormayan insan, yarın çok daha önemli bir konuda da bana danışmazsa ne yapacağım Ben onun hayat arkadaşı mıyım, yoksa aldığı kararları kabul etmek zorunda olan biri miyim" Aslında adamın sorduğu soru, bütün ilişkiler için önemliydi. Birlikte yaşamak, aynı evin anahtarını taşımaktan ibaret değildir. Birlikte karar verebilmektir.
ÖZGÜRLÜK NEREYE KADAR
Haberin DevamıHaberin Devamıİlişkilerde herkesin kendi hayatıyla ilgili kararlar alma özgürlüğü vardır. Elbette sevgilinizden izin alarak yaşamak zorunda değilsiniz. Ancak yalnızca sizi değil, hayatı paylaştığınız insanı da etkileyecek bir karar alıyorsanız onun fikrini sormak zorundasınız. Çünkü danışmak, izin istemek değildir. Karşınızdaki insana "Senin düşüncen benim için değerli" demektir.
ONLARI KEDİ BİRLEŞTİRDİ

8