Nasıl geçti Sevgililer Günü'nüz Güller, çikolatalar, baş başa yemekler falan Romantizmin hakkını yeterince vermişsinizdir diye düşünüyorum. Peki vedalaştınız mı romantizmle, "Seneye Sevgililer Günü'nde görüşürüz" dediniz mi Sizi gidi 'senede bir gün' romantikleri sizi... Hiç düşündünüz mü, acaba aranızdaki kırgınlıkların üzerine ince bir tül gibi romantizm mi serdiniz Mesela dün akşam aynı masada otururken birbirinizin gözünün içine huzurla bakabildiniz mi Verdiğiniz hediyeler 'adet yerine gelsin' cinsinden miydi Sosyal medya takipçileriniz "Aman ne mutlu çift" desin diye sarılarak paylaştığınız fotoğrafın ardından eve dönüp her zamanki gibi suskunluğa gömüldünüz mü
Haberin DevamıSORUNLAR ÇİKOLATA YİYEREK GEÇMEZ
Sevgililer Günü bazı ilişkiler için bir büyüteçtir. Var olan sevgiyi parlatır ama var olmayanı da görünür kılar. Aralarında dağ gibi sorunlar olduğu halde o dağın üzerine kırmızı bir kalp kondurunca her şeyin düzeleceğine inananlar var ne yazık ki. Oysa sorunlar, çikolata kutusunun içinde erimez. Kırgınlıklar, gül buketiyle birlikte kapının dışında kalmaz. Bütün bir yılı romantizmsiz, ilgisiz, dokunmadan, dinlemeden geçirmek... Sonra gelip tek bir güne mucize yüklemek... Öyle kolay değil o işler hanımlar beyler. Aşk, takvim yaprağına bağlı bir duygu değildir. 14 Şubat gelince 'aktif' olan, 15 Şubat'ta yeniden uykuya yatan bir sistem hiç değildir. İlişki dediğimiz şey, küçük tekrarların toplamıdır. Sabah atılan bir "Nasıl gidiyor" mesajı... Akşam eve gelince göz göze gelmek... Yorgunken bile "Anlat, seni dinliyorum" diyebilmek...
İSTİKRAR YOKSA ROMANTİZM DE YOK
Romantizm dediğimiz şey aslında büyük jestlerden çok, küçük istikrarların adıdır. Yıl boyunca aynı evde iki yabancı gibi yaşayan, konuşmaları sadece günlük ihtiyaçlar üzerine olan, ayrı odalarda takılan çiftler, 14 Şubat için şık bir mekana rezervasyon yaptırıyor, birbirlerine pahalı hediyeler alıyor ve o geceyi 'romantizm' adı altında ruhları ayrı bir şekilde geçiriyor. Peki ya ertesi gün Ertesi gün, gerçek hayat kapıyı çalıyor. Eğer ilişki boyunca biriken öfke, ihmal, değersizlik hissi konuşulmadıysa, eğer taraflardan biri kendini uzun süredir yalnız hissediyorsa, eğer sevgi sadece özel günlerde hatırlanıyorsa, o zaman bir gecelik romantizm sadece geçici bir pansuman olur. Yara kapanmaz, sadece üstü örtülür.
Haberin Devamı364 GÜNÜN YÜKÜNÜ 1 GÜN TAŞIYAMAZ
Belki de sorun, romantizmi yanlış yerde aramamızdır. Onu pahalı hediyelerde, şık mekânlarda, gösterişli sürprizlerde arıyoruz. Oysa romantizm çoğu zaman mutfakta birlikte çay içerken, aynı battaniyenin altına girip bir film izlerken, zor bir günün sonunda omuza dokunan bir elde saklıdır. İlişkiler, yılda bir gün yapılan büyük organizasyonlarla değil, her gün gösterilen küçük özenlerle ayakta kalır. Sevgililer Günü elbette kötü bir fikir değil. Kutlamak, hatırlamak, özel hissettirmek kıymetlidir. Ama o gün, ilişkinin tek dayanağı haline gelirse yük ağırlaşır. Bir gün, 364 günü taşıyamaz. Eğer çiftler 15 Şubat sabahı da birbirlerine aynı sıcaklıkla bakabiliyorsa, mesele yok. Ama romantizm sadece sosyal medyada kalmış bir fotoğrafsa, işte o zaman durup düşünmek gerekir. Belki de hediye almak yerine konuşmak, yüzleşmek; belki de kalpli oyuncak almak yerine önce kırılmış kalpleri onarmak gerekiyordur.

11