Allahü Teâlânın en sevdiği amel!..

Bir Ramazan-ı şerifi daha geride bıraktık. Allahü Teâlâ, bizleri; Kuran-ı kerimle hayat bulan, namazla kötülüklerden korunan, oruçla takvaya eren, zekât, sadaka ve fitrelerle malını ve nefsini temizleyen bahtiyar kullarından eylesin, âmin…

Ramazan-ı şerif ayı, makbul bir İslâmî hayatı öğrenmemiz için her sene manevî atmosferinde eğitime tâbi tutulduğumuz muazzam bir mekteptir. Bu yıl da bu güzide mektepte bir ay boyunca, iyi bir insan, samimi bir müslüman olmayı öğrenmeye ve öğrendiklerimizi yaşamaya çalıştık elhamdü lillâh. Bu mübarek ayda hayat rehberimiz Kuran-ı kerimi okuduk. Onun yüce mesajlarını anlamaya ve yaşamaya gayret ettik. Ramazan'dan sonra da Kuran-ı kerim ile kurduğumuz bu güçlü bağı korumaya çalışalım inşaallah…

Ramazan-ı şerif, bizleri bir ay boyunca camilerimizde biraraya getirdi. Beş vakit namazımızın yanında edâ ettiğimiz teravihlerde huşû içinde omuz omuza Rabbimize ibadet ettik. Dualarla, salavat-ı şerifelerle kalplerimizi sükûnete erdirdik. Ancak unutmamalıyız ki kulluğumuz, ibadetimiz ve taatımız bir ayla sınırlı değildir. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: "Gözlerden perdeyi kaldırıp her gerçeği ortaya çıkaracak ölüm sana gelip çatıncaya kadar da Rabbine kulluğa devam et!." (Hicr 99) Rabbimiz celle celâlüh, bu âyet-i kerimede bizleri ömür boyu ibâdete ve kulluğa davet etmektedir. Efendimiz aleyhissalatü vesselam da şöyle buyurmaktadır: "Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır." (Müslim)

Dolayısıyla Ramazan-ı şerifte ibadete yoğunlaştıktan sonra, bayramın hemen akabinde, tekrar eski hayata dönmek; ibadetten asıl maksat olan istikamet ve devamlılık şuuruna uygun değildir. Çünkü; Ramazan-ı şerifte yapılan ibadetlerin, tevbe ve istiğfarların, verilen zekâtların, hayır ve hasenatın kabulü yine Alahü Teâlânın lütuf ve ihsanına bağlıdır. Bu sebeple, selef-i salihin; Ramazan-ı şerifte yapılan ibadatü taatin, hayır ve hasenatın kabulü için Ramazan-ı şeriften sonra da çok duâ etmiş ve yalvarıp yakarmışlardır. O halde, Ramazan-ı şerifte kazandığımız ibadet alışkanlıklarımızı ve güzel hasletlerimizi yıl boyunca da devam ettirelim.

Ramazan-ı şerif mektebinde, tuttuğumuz oruçlarla iradelerimizi güçlendirdik, sabırlı olmayı öğrendik. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: "Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah'tan yardım isteyin! Çünkü Allah, sabredenlerle beraberdir." (Bakara 153)

Rabbimiz azze ve celle bu âyet-i kerimede; bizleri sabırlı olmaya, namazla ve sabırla Kendisinden yardım dilemeye davet etmektedir. Öyleyse Ramazan ayında kuşandığımız sabrı; evimize, iş hayatımıza, çarşı, pazar ve trafiğe de yansıtmaya çalışalım. Kin ve nefretle değil, sağduyu ve akl-ı selimle hareket edelim. Kalp kırmayalım, gönül incitmeyelim. Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz…

İbadât, hayır ve hasenât ayı olan Ramazan-ı şerifte,