Geçtiğimiz hafta, Allahü Teâlâ'nın varlığını isbat eden "Hayat Delili"ni ele almıştık. Bu hafta ise "Bilgi ve Şuur Delili"ni incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ.
"Bilgi ve Şuur Delili" kısaca şudur: Kâinatta "bilgi ve şuur" vardır. Canlılarda görülen genetik bilgi ve hücrelerin bu bilgiyi kullanma biçimleri, son derece dikkat çekicidir. Bunun yanında insan; bilen, düşünen, anlayan, karar veren ve kendi varlığının farkında olan şuurlu bir varlıktır. Ancak şuursuz ve bilgisiz maddî unsurların; bilgi ve şuuru, meydana getirmeleri imkânsızdır. Dolayısıyla kâinatta görülen bu bilgi ve şuurun; ilim, kudret ve irade sahibi bir kaynağının bulunması lazımdır. Yani canlılara bilgi ve şuur bahşeden; ilim, irade ve kudret sahibi bir Zât-ı Zülcelâl olması gerekir. İşte O yüce Zât, Allahü Teâlâ'dır. "Bilgi ve Şuur Delili"nin mantıkî açılım ise, şöyledir:
1) Kâinatta bilgi ve şuur bulunmaktadır: Canlılarda farklı derecelerde bilgi ve algılama vardır. Özellikle insan; öğrenir, düşünür, hatırlar, karşılaştırır, anlamlandırır ve karar verir. Ayrıca canlıların yapısında bulunan genetik bilgi, hayatın devamını sağlayan muazzam bir düzenin varlığını ortaya koymaktadır.
2) Bilgi, maddî unsurların eseri olamaz: Harflerin rastgele bir araya gelmesiyle anlamlı bir kitabın meydana gelmesini bekleyemeyiz. Dolayısıyla bilgi taşıyan ve son derece düzenli olan sistemlerin de yalnızca maddî unsurların bir araya gelmesiyle ortaya çıktığını söylemek mümkün değildir.
3) Bilgi, kendi kendisinin kaynağı olamaz: Bir varlığın bilgi sahibi olması, o bilgiyi kendisinin ürettiği anlamına gelmez. Çünkü bir şeyin kendi bilgisini meydana getirebilmesi için, o bilgiyi meydana getirecek bir sebep ve açıklamaya ihtiyaç vardır. Özellikle henüz var olmamış bir şeyin, kendisini ve sahip olacağı bilgiyi önceden belirlemesi düşünülemez.
4) Kâinattaki bilgi, belli bir düzen ve uyum içerisindedir: Canlılarda bulunan bilgi, rastgele bir bilgi değildir. Hücrelerin işleyişi, genetik yapı, proteinlerin oluşumu, organların görevleri ve canlılığın devamını sağlayan sistemlerin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışması, hayret vericidir. Dolayısıyla birbirinden bağımsız gibi görünen sayısız unsurun, hayatın devamını sağlayacak şekilde birlikte hareket etmesi, kâinatta ilim, kudret ve irade eseri bir düzenin bulunduğuna işaret etmektedir.
5) Kâinatta yalnızca bilgi değil, şuur da vardır: İnsan, dış dünyadan gelen bilgileri sadece algılayan bir varlık değildir. O; düşündüğünü bilir, bildiğinin farkına varır,
geçmişini hatırlar, geleceğini tasarlar, doğru ile yanlışı birbirinden ayırır ve kendi varlığı hakkında soru sorar. Şuur, bilinç ve farkındalık ise, üzerinde düşünülmesi gereken son derece derin bir gerçekliktir.

13