İyiliğin Sessiz Israrı: Cevat Özkaya

Yarın mübarek Ramazan Ayı'nın ilk günü. Bu hafta bu güzel ayın arifesinde güzel bir insandan bahsedeceğim: Cevat Özkaya'dan.. Bazı insanlar vardır; seslerini yükseltmeden iz bırakırlar. Hayattaki hâl ve tavırları gürültülü değil ama kalıcıdır. Onlar, bulundukları yere ağırlıklarını sadece sözle değil, davranışlarıyla da ortaya koyarlar. İşte Cevat Özkaya, tam da bu sessiz ısrarın adıdır.

Cevat Özkaya hakkında yazmamın sebebi, bir ismi anlatmaktan çok bir hissi kayda geçirmek istememdir. Bazı insanlar vardır; konuşmaları biter ama bıraktıkları tesir devam eder. Bu satırlar, o tesirin sessiz bir teşekkürüdür. Cevat Özkaya, sadece sesiyle değil, sükunetiyle, sadece bilgisiyle değil, doğallığıyla da kalbinizde iz bırakır.

Özkaya'nın dünyasında bilgi, bir malzeme değil, sorumluluk yükleyen bir emanettir. Bu bakımdan yayıncılığı sadece metin üretmek amacıyla değil, anlamın izini sürmek için yapar. Zira başında bulunduğu Pınar Yayınlarından çıkan kitaplara baktığımızda, ilkeyi bilinçle, fikri ahlâkla, entelektüel çabayı vicdanla buluşturma çabasını görürüz. O'nun dünyasında düşünce, hayattan kopuk bir lüks değil, hayatta yön veren bir istikamettir.

Cevat Özkaya, pek çok güzel hasleti şahsında toplamıştır. Kendine has bir üslubu vardır. Çoğu zaman cümlelerine ''bana sorarsanız'' diye başlar) ''Abi o başka hikâye'' bunun gibi ona mahsus çok ifadeleri vardır) Özkaya'nın en ayırt edici özelliği doğallığıdır. Zira onda görünenle olan arasında hiçbir mesafe yoktur. Zaten insanı rahatlatan da bu doğallığıdır. O, bir ahlâk, bir ilke, bir duruş adamıdır.

Gençlerle kurduğu ilişki son derece bilgecedir. Onlarla diyaloglarında bir öğretici gibi değil, yol açan bir abi gibi konuşur. Buna birçok kez şahit olmuşumdur. Gençleri, düşünmeye ve iyiliğe teşvik ederken üstten değil, yan yana durur. Siyasi ufku oldukça geniştir. Dünyayı tanır, çağını iyi okur. İlkelerine bağlılıkla dışa açıklık arasında güzel bir denge kurmuştur.

Cevat Özkaya'nın ismini ilk gençliğimde Kıymetli Ağabeyim Ramazan Beyhan'dan duyardım. ''Cevat Abi, samimi ve ilkeli bir insan'' derdi. Yıllar sonra AKV'in İstanbul'daki şubesinde tanıdığımda Abim'den duyduklarımı bizzat şahit oldum. İlk karşılaşmada sanki 40 yıllık bir dostluğun kaldığı yerden devam etmesi gibi, insanın içini ferahlatan bir hisse kapılmıştım.