Yazar, Okan Buruk'un Galatasaray'ı dördüncü şampiyonluğa taşımasını Fatih Terim'in mirasının devamı olarak görmektedir. Bunu öne sürerken hakem kararları, ofsayt pozisyonları ve kaleci hatalarından söz etmesinin nedeni, şampiyonluğun sadece futbolla değil, sistem problemleriyle de kazanıldığını vurgularken daha güvenilir olmasıdır. Ancak, bu tartışmalar çoğu şampiyon maçın doğal parçası mıdır, yoksa Türk futbolunun gerçek bir adalet krizini mi yansıtmaktadır?
Beklediğimden daha sakin geçen maçın sonunda Okan Buruk resmi olmasa da fiilen 4. şampiyonluğunu ilan etti.
Gergin ve Fenerbahçe'nin oyun üstünlüğü ile başlayan maçta, sarı lacivertli takımda iki oyuncu dikkat çekiyordu. Gerek rakibin zaaflarından gerek hareketliliğini kontrol edebilmesinden ötürü Sidiki, ofsayta düşmüyordu. G. Saray defansını dengesiz yakalıyor, zora sokuyordu. Penaltı böyle bir pozisyondan üredi. Talisca atsa oyun ve maç başka muhakkak başka yere giderdi. Kante ise Galatasaray'a orta sahada doğru pozisyon almalarıyla geçit vermiyor, merkezi derin oyun bilgisiyle iyi kapatıyordu. Ama bu deplasman ekibinin oyuna hakim olmasına, kenarlara akmasına, önü beslemesine yetmiyordu.
DiZDEN GOL YiYEN KALECi!
20'lerden sonra oyuna denge getiren ev sahibi, Osimhen'in büyük yıpratıcılığı ile rakip defansı yıldırıyordu. Verilmesi muhtemel olan bir penaltı pozisyonuna rağmen oyundan düşmeyen Galatasaray için ilk yarıdaki üstünlük sayısı bir taç atışından geliyordu. Aylık geliri 1 milyon Euro civarı olan bir kalecinin dizden gol yemesi ayrı ve sezona sair kapsamlı tartışmanın ürünü bence!
Haberin Devamıİkinci yarı dengede başlasa da Galatasaray, doğru kararla verilmemiş iki ofsayt golü ile, rakip yarı sahada daha üstündü. Bana kalırsa ilk yarıdakinden daha cılız bir pozisyonda verilen penaltıyla maç sona erdi. Ederson'un kırmızı kartı da Galatasaray şampiyonluğunun simgesi oldu. O saatten sonra 10 kişi Fenerbahçe elinden geleni yapsa da OYUN SET MAÇ ve ŞAMPİYONLUK ev sahibine geçmişti.

4