Çağdaş futbolun gereklikleriyle Galatasaray, ilk 24 için vizeyi gibi.
Torreira ve Osimhen ile değişen takımın büyük şanssızlığı rakibiydi. Kadim futbol kültürü, gösteriden uzak tarzıyla neler yapabileceğini en az 15 yıldır gösteren Atletico karşısında fena sayılmayacak bir ilk yarı oynadık. Üç savunma oyuncusunun kafa vuruşu zamanlamasını ayarlayamadığından yenen gol sonrası "akışta kalmak" değerliydi. En gösterişsiz oyuncumuzun ürettiği golle skora denge getirdik. Sane bu seviyelerin oyuncusu, Lemina tam bir savaşçı olduğunu gösterdi. Aksayan savunmayı ikinci topları alamayan orta saha da toparlayamıyordu. Sol tarafımız ise otobana dönüşmüştü. Gerek rakibin her istediğini yapabilme potansiyeli, gerekse 45'e doğru düşen enerjimiz alarm zillerinin çaldığına işaretti.
İkinci yarının başında Simeone oyunu ve oyuncuları değiştirme kararlılığındaydı. 46 ile 73 arası beş değişiklik yaptı. Griezmann ile hücum modelini değiştirdi. Orta saha anlayışını da... Bu biraz işimize yaradı. Topa çok sahip olup, endişelendiğim kadar enerji sarf etmedik. 60-75 arası da oyunu elimize aldık. Ancak 80 gibi dinlenmiş ve adeta yarısı yenilenmiş rakip yine üstünlüğü ele geçirdi. Birkaç kritik pozisyonda Uğurcan kurtarışlarıyla öne çıktı.
Haberin DevamıGözden KaçmasınGalatasaray'da Uğurcan Çakır son bölümde sahne aldı, kurtarışlarıyla Atletico Madrid maçında parladı!Haberi görüntüle
15