Amerika'nın Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Thomas Barrack mealen "eleştirileceğimi bildiğim halde söyleyeceğim: Ortadoğu'da ya müşfik monarşiler veya monarşik cumhuriyetler başarılı oldu geriye kalan her şey Arap Baharında sararıp soldu" demişti Antalya Diplomasi Forumunda.
"Sayın Barrack ne demek istiyor, acaba bu tavsiyeyi Türkiye için mi yaptı, amacı ne" soruları derinlemesine tartışılmadı bile çünkü toplum bir refleks olarak bu önerileri tartışmadan reddetti.
Ben dahil Türk Toplumunun beyni yüzyıldır "Cumhuriyetin Faziletleri" kavramıyla yıkanmıştır.
Salt Cumhuriyet fikrini beğenmeyip "demokratik cumhuriyeti savunmak" çok yeni bir moda gelişmedir ve ben de kendimi, bir bakıma bu yeni modanın bir temsilcisi durumunda buldum.
Daha önce yine bu köşede, anakronizme düşme pahasına zihinsel bir düşünce deneyi yapmış ve İslam'a en uygun rejimin "Kurumsal Güçler Ayrılığına dayalı Cumhuriyet" olduğunu iddia etmiştim.
https://www.karar.com/yazarlar/mehmet-ali-vercin/beni-saide-golgeligindeki-anayasa-taslagi-1573636
Yukarıdaki yazıdan uzun bir alıntı:
["1- (Müslümanları kapsayıcı bir şekilde temsil eden bir heyet seçilir ve) Bu heyet, önümüzdeki üç yıl için aşağıda görev, yetki ve sorumlulukları belirlenmiş bir "Emir" seçsin.
2- Seçerken de, çoğunluğun oyu yeterli olsun ve oybirliği şart olmasın. Üç yıllığına seçilecek bu Emir ömrü boyunca ard arda ve en çok üç defa seçilebilsin. Emir vefat ederse vefat eden Emir'in yerine aynı yöntem ve ilkelerle yeni bir Emir seçebilsin.
3- Emir, kendisine üç yardımcı (vezir) seçsin. Biri ordunun işleri için, biri vergi, zekât ve ganimetler için ve üçüncüsü de yardım ve ganimetlerin paylaştırılması için
4- Emir, atayacağı her bir yardımcı, bu Heyet'in onayına sunulsun; Heyetin onaylamadığı bir atama mümkün olmasın.
5- Keza, Emir, atayacağı Ordu Komutanları ve Eyalet Valilerini de bu Heyet'in onayına sunmak zorunda olsun.
6- Emir'e, Vezirlerine, Ordu Kumandanlarına ve Valilere ne kadar maaş verileceğini de bu Heyet belirlesin.
7- Emir, tek başına Cihat kararı alamasın. Her defasında Heyet'ten onay alsın.
8- Emir vergileri artırmak için Heyet'ten onay alsın.
9- Emir, Cihat'a gidenlerin hak ve maaşlarını Heyet'e onaylatsın.
10- Kadı yetiştirmek ve atamak Heyet'in görev ve yetkisinde olsun. Emir buna karışamaz. Ehli Suffa üyelerinden, dört yıllığına, Kadı Yetiştirme ve Atama Komisyonu kurulsun. Başkanları Heyet'in tabii üyesi olsun. Komisyon üyelerinin maaşlarını da Heyet belirlesin.
11- Her ayın son Cuma günü Emir Heyet'e meydana gelen gelişmeler hakkında bilgi versin ve sorulan soruları cevaplandırsın.
12- Heyet her Hacc döneminde, dünya Müslümanlarını dinlesin ve Emir'e tavsiye raporu hazırlasın"
İslamın ilkelerini teyit ve ikrar eden bu on iki madde elbette çoğaltılabilir ve daha ayrıntılı hale getirilebilir.
Görüldüğü gibi sınırlı da olsa, yasama erkinin merkeze alındığı, yürütmenin denetlendiği ve yargının bağımsız ve özerk olabileceği bir "güçler ayrılığı mekanizması" İslam'a aykırı değil bir rejim değil İslamın genel ilkelerinden derlenebilecek bir talebidir."]
2023 yılında yapılan başkanlık seçimlerinde de kimin kazanacağından bağımsız olarak "güçler ayrılığı" görüşümün peşinden gittim.
Seçimlerin ilk turunda "Cumhur İttifakı" TBMM'de açık ara bir çoğunluk sağlayınca; ikinci turda Cumhurbaşlığının, "Millet İttifakı"na yani Kemal Kılıçdaroğlu'na geçmesini diledim; bu sayede, yasama ve yürütme birbirini dengeleyebilecekti.
https://www.karar.com/yazarlar/mehmet-ali-vercin/kemal-kilicdarogluna-oy-vermek-caizdir-1596507
Üstelik bu ve devamı yazıları yazarken, "demokratik bir cumhuriyet" adına CHP'den en küçük ve olumlu beklentiye sahip değildim.
Bugün de Demokratik Cumhuriyet adına CHP'den büyük bir beklentim yok fakat cepheleşme yaratma yetenekleri bile işe yarıyordu.
Doğrusu CHP'nin "erkler ayrılığı" konusunda bir planı olduğunu düşünmüyorum çünkü topluma teklif ettikleri bir anayasa taslakları ve teklifleri bile yok; hiç olmadı.
Cumhur İttifakı yeni bir anayasa istiyor ve CHP de hayır diyor ve şaşırtmıyor.
Normalde CHP'den beklenen Cumhur İttifakının Anayasasına hayır demesi ve yerine kendi Anayasa önerisini sunması; yapmıyor.
İtiraz etmek, her zaman kendi içinde otomatik bir demokratikleşme sağlamıyor.
CHP'lilerin anlayacağı dilden tekrar söyleyeyim: Kimsenin kimseyi ezemediği Erkler (Güçler) Ayrılığını kökleştirecek bir Anayasa ekmek kadar su kadar ihtiyaç.
Geçelim.
Peki, benim bu "Güçler Ayrılığı Sevdam" nereden kaynaklanıyor
Beni Saide Gölgeliğindeki Halife Seçimi, her ne kadar dini ilkeler değilde aşiretler arası güç dengesi gözetilerek yapıldıysa da; Hz. Ebubekir ve Halefleri, oluşan kurumsal açığı yüksek erdemleri sayesinde kapattılar.

25