Trump kurulu

Trump'ın başkanlığını yaptığı Gazze için oluşturulan barış kuruluna 19 ülke imza attı. Washington 60 ülkeye davet göndermişti ama çoğu ülke Trump'ı yanıtsız bıraktı. Böylece Trump'ın barış kurulunu BM'nin yerine tasarlama planı daha baştan havada kalmış oldu.

Nitekim BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinden biri olan in, Trump'ın, barış kurulunun BM'nin yerini alabileceği yorumuna karşı BM'nin merkezinde olduğu uluslararası sisteme bağlı olduklarını vurguladı (AA, 21.1.2026).

in'e, ABD'nin barış kuruluna davet edilen İngiltere ve Fransa'nın da reddini eklediğinizde ortaya Trump'ın tasarısının fiyasko olduğu sonucu çıkar.

ANKARA'DAN TRUMP'A 'HAVET'

Erdoğan, Trump'ın davetine "Havet" dedi, kendi gitmedi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ı gönderdi. Olasılıkla Erdoğan, "Davos'a bir daha gitmeme" kararını çiğnemek istemedi ve İsrail Başbakanı Netanyahu'yla aynı kurulda, yan yana olmayı bu konjonktürde yanlış buldu. Ama Fidan'ın imzasıyla Türkiye resmi olarak Trump kuruluna katılmış oldu.

Ancak bu durum "Dünya beşten büyüktür" diyen iktidarın politikasını salt slogana indirgemiş oldu. Zira Trump kurulunda yer almak ile BM Güvenlik Konseyi'nin reformunu isteyerek Küresel Güney ülkelerinin daha çok temsilini savunmak, çelişmektedir.

DAVOS'TA 'KOPUŞ' SAPTAMASI

Trump kurulu imza töreni Davos'taydı. Ama Davos'ta daha öne çıkan konu başta Kanada Başbakanı Mark Carney olmak üzere konuşmacıların "kurallı düzen hikâyesinin" bittiğine işaret eden konuşmalarıydı.

Carney, "Kurallara dayalı düzen hikâyesinin kısmen sahte olduğunu biliyorduk. Bu kurgu faydalıydı. ünkü Amerikan hegemonyasının sağladığı bazı 'nimetler' vardı" diyor ama artık "o güzel hikâyenin bittiğini" belirtiyor. Daha da önemlisi Carney, yeni dönemi bir geçiş değil, bir kopuş olarak niteliyor.

Evet, ABD hegemonyası zirvedeyken müttefikleri nimetlerinden yararlanıyorlardı. Ama ABD gümrük tarifeleriyle ortada bir nimet bırakmadı. Dahası Trump Kanada'yı 51. eyalet yapmak ve Grönland'a el koymak gibi saldırgan politikalar izliyor.

ABD'nin müttefikleri de mızrağın ucu kendilerine değince "Kurallı düzen sahteydi ama bize faydası vardı, artık yok" demek zorunda kalıyor.

MÜTTEFİKLERİ İN'E YANAŞIYOR

Carney'in konuşmasındaki asıl ilginç vurgu ise şuydu: "in'le stratejik ortaklık kurduk." Evet, ABD'nin en yakın müttefiklerinden G7 zenginler kulübü üyesi Kanada başbakanı in'deydi ve ABD'nin baş rakibiyle stratejik ortaklık imzaladı Davos konuşmasından beş gün önce. Yine Davos'ta konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Macron da "Avrupa'da doğrudan in yatırımlarına ihtiyacımız var" dedi.

Oysa Avrupalı ülkeler ABD'nin baskısıyla in'le ilişkilerinin seviyesini son yıllarda sürekli düşürüyordu. Hatta İtalya, baskı nedeniyle in'in liderlik ettiği Kuşak ve Yol'dan çekilmişti.